KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4817 E., 2024/5833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/416 E., 2024/519 K.
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; maliki olduğu eski 70 parsel sayılı (yeni 1 24... parsel) taşınmaz ve çevresinin baraj suları altında kalacağını, taşınmaz üzerinde bulunan dava konusu bahçe, duvar ve evin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazı kullanan şahıslar ile taşınmazın maliki olan Hazine arasında herhangi bir kira ilişkisi olmadığını, muhdesatın yakın zamanda yapıldığını, haksız kazanç sağlama amacına yönelik olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin ilk kararıyla; dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacının köy boşluğuna ambar yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1 24... No.lu parselde bulunan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.12.2023 tarihli rapor ve ekindeki krokide B harfi ile gösterilen iki katlı yapının ve C harfi ile gösterilen bahçenin davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin ilk kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.06.2024 tarihli kararıyla, bozma sonrasında yapılan keşifte alınan 11.12.2023 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki kroki ile dava konusu edilen muhdesatın tamamının davacıya ait 1 24... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının tespit edildiği, köy boşluğunda davacıya ait muhdesat bulunmadığı, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma sonrasında bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muhdesat masraflarının tarafınca karşılandığını ve tanıkların lehe beyanda bulunduğunu, davacı hakkını koruma eğiliminde olduğundan hukuki yararın varlığının kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4817, K. 2024/5833, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama