KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4885 E., 2025/3103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/252 E., 2024/1394 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/179 E., 2022/235 K.
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı ...’nun ... ada ... parselde kayıtlı bağımsız bölümlerde paydaş olduklarını, dava konusu taşınmazın düğün salonu olarak işletilebilmesi için davalı ...'ya ait hisselerin 30.12.2011 tarihli kira sözleşmesi uyarınca müvekkili ...
Şirketi tarafından kiralandığını, bir kısım kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle de icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... 'ye olan ipotek borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davacının 3 No.lu bağımsız bölümdeki 2/5 hissesinin yapılan ihale sonucunda davalı ...'ya ihale edildiğini, ihalenin feshi davası açıldığını, davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verildiğini, bu karar üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2017/2197 Esas, 2017/2709 Karar sayılı kararı ile ihalenin feshi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiğini,
ihalenin feshi davası kesinleşmeden Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 2014/4727 Esas sayılı dosyasında 27.09.2017 tarihinde haricen alacaklı ... 'ye dosya borcunun ödenerek kapatıldığını, alacaklı ... 'ye tüm dosya borcu satış işlemi yapılmamış gibi ödenerek satış işleminden vazgeçilmesi konusunda anlaşıldığını, 26.02.2018 tarihinde taraflar arasında iki tane protokol tanzim edildiğini, ... ada ... parselde kayıtlı 3 No.lu bağımsız bölüme ilişkin satış işlemlerinden vazgeçileceği ve tapunun ihale olunmadan müvekkili davacı ...
Şirketinde kalacağı kabul edildiği hâlde sözleşmeye aykırı bir şekilde ihale işlemlerinin sonuçlandırıldığı ve tapunun davalı ... adına tescil edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme hilafına davalı adına yapılan tescil yolsuz olduğundan 3 No.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil davacı ... şirketi adına tescilini, üç ayrı icra dosyasında borçlu olunmadığının tespitini ve protokol uyarınca 2 No.lu bağımsız bölüm için ödenen 91.000,00 TL’nin iadesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu protokollerin davacı tarafa yüklediği edimlerin yerine getirilmediğini, davacıların toplamda 840.000,00 TL, tüm yargılama giderleri, Av. ...'a KDV hariç 30.000,00 TL ve Av. ....'ın hak ettiği tüm vekâlet ücretini ödemesi gerektiğini ancak davacı tarafın 587.000,00 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemeden Av. ...’un protokol hükmü gereği 30.000,00 TL vekâlet ücreti kesintisi yaparak müvekkillerine 557.000,00 TL ödediğini, davacı tarafın ödendiğini iddia ettiği 99.000,00 TL bedelli çek tutarının ödenmediğini, çekin sahte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.
3 No.lu bağımsız bölümün ihale yoluyla davalı tarafından satın alındığı, davacıya devrinin resmî şekilde yapılmadığı, yolsuz tescil şartlarının da mevcut olayda bulunmadığı, davalı tarafın davacının 587.000,00 TL ödeme yaptığını kabul ettiği, her ne kadar Av....’ın vekâlet ücreti ödenmemiş ise de Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/9750 Esas, 2016/13808 Esas ve 3. İcra Müdürlüğünün 2015/12384 Esas sayılı dosyaları nedeniyle son kapak hesaplarının 467.845,75 TL olarak hesap edildiği, sözleşme uyarınca kabul edilen miktar da gözetilerek ahde vefa ilkesi uyarınca davacı tarafın bu icra dosyaları nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığı,
2 No.lu bağımsız bölüm için verilen 91.000,00 TL’nin de sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; 04.12.2018 tarihli belge ile 3 No.lu bağımsız bölüm için yapılan ödemenin ispatlandığını, çekin davalılar elinde olmamasının 99.000,00 TL bedelli çekin ödendiğini gösterdiğini, birlikte ifa kuralı gereği davalının ödendiğini kabul etmediği 8.000,00 TL’yi de ödemeye hazır olduklarını, yargılama gideri ve davacılar yararına hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
2.Davalılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; protokolün 3 ve 4. maddeleri gereğince tüm vekâlet ücretlerinin davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokol gereğince davacının yükümlülüğü olan Av. ...’ın vekâlet ücretinin müvekkilerince ödenmek zorunda kalındığını, bu nedenle 91.000,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme gereğince iadesinin hatalı olduğunu, davacının icra dosyalarına haricen tahsil bildirimde bulunma veya haciz kaldırma hususunda davalıları temerrüte düşürmeden açtığı menfi tespit davasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
kısmi ödemeyi kabul ettikleri için vekâlet ücreti ve harçtan indirim yapılması gerektiğini, davacının toplamda 25.432,55 TL peşin harç ödediğini, kabul edilen tutarın binde 68,31'nin 1/4'ü 9.543,69 TL olup kabul edilen tutar üzerinden davacıya iadesi gereken peşin harç miktarının 9.543,69 TL olduğunu, 19.216,34 TL'nin alınarak davacıya iadesine karar verilmesinin de doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; tapu iptali ve tescil, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmünün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi hâlinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir.
Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkân yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar ise, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu hâlde ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Somut olaya gelince, Mahkemece tesis edilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; yargılama sırasında davalı ... öldüğü hâlde ... mirasçıları yerine ... aleyhine hüküm kurulduğu, ...’nun ölü olduğu ve mirasçılarının tamamının karar başlığında belirtilmediği, davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcı miktarının da hatalı gösterildiği anlaşılmıştır.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA; Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2019/179 Esas, 2022/235 Karar sayılı kararının hüküm sonucunun 2 numaralı bendinde yer alan “19.216,34 TL harçtan” ibaresi çıkarılarak yerine “25.432,55 TL harçtan” yazılmasına, aynı bentte yer alan “18.958,41 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “12.742,20 TL” yazılmasına, yine “19.216,34 TL’nin” ibaresi de hükümden çıkarılarak yerine “25.432,55 TL’nin” yazılmasına,
1. 2. 3. ve 6.bentlerdeki “...’dan alınarak” ifadesi çıkarılarak yerine “... mirasçılarından miras hisseleri oranında alınarak” ibaresinin yazılmasına,
5.bentte yer alan “...’ya” ibaresi çıkarılarak yerine “... mirasçılarına miras hisseleri oranında” ibaresinin yazılmasına,
Gerekçeli karar başlığında yer alan davalı isimlerine ... ve ...’nun eklenmesine ve ...’nun ölü olduğunun yazılmasına,
İlk Derece Mahkemesi hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4885, K. 2025/3103, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama