KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5040 E., 2025/3012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1395 E., 2024/1329 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/145 E., 2021/140 K.
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.03.2017 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 5231 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 20 adet (1-20 No.lu) bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazlarda bulunan hisselerinin tamamını davacıya satmayı vaat ettiğini, anılan sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, davalının satış vaadine konu taşınmazları aynı gün davacıya teslim ettiğini ancak halen ferağ vermediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin dayanağı olan .... Noterliğinde düzenlenen 04.04.2012 tarihli vekaletname dosyaya kazandırılarak davalı adına söz konusu sözleşmeyi imzalayan ...'a anılan vekaletname ile bu yönde yetki verilip verilmediğinin saptanması gerektiğini, satış bedelinin ödendiği iddiasının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, iştirak halinde mülkiyete konu taşınmazda ortaklık dışı üçüncü şahısla yapılan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümlerdeki davalı hisselerinin tamamının davacıya sözleşme ile satışı vaat edilmiş, satış bedelleri nakden, defaten ve peşinen ödenmiş olmakla, tapu kaydında davalı hissesinin müşterek mülkiyete tabi olduğu, taşınmazların zilyetliğinin de devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davaya konu satış vaadi sözleşmesinin dayanağı vekaletnamenin dosyaya kazandırılmadığını, satış bedelinin ödendiğine ilişkin tarafların tüm delilleri toplanılarak bedel ödenmemiş veya kısmi ödenmiş ise Borçlar Kanunu 97. maddesi uyarınca ödenmesi gereken miktar belirlendikten sonra davacıya depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davaya konu taşınmazlarda halihazırda elbirliği mülkiyeti bulunduğu, taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bu aşamada ifa kabiliyetinin bulunmadığını, davacı yanın davaya konu taşınmazda ortak ve/veya mirasçılık gibi bir durumunun da söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5040, K. 2025/3012, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama