KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5087 E., 2025/3322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/589 E., 2024/979 K.
- İlk derece mahkemesi
- Keles Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/37 E., 2021/48 K.
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine vekili ve asli müdahil Buski Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaklaşık 30 yıl önce müvekkilinin babası ... ile davalı ...'ın ayrı ayrı yerlerde olan meyve bahçelerine ihtiyacı olan suyu getirmek için ... mahallesi ... mevkiinden çıkan suyu birlikte plastik boru ile taşıyarak bir kaptaç yaptıklarını, 1987 yılından bugüne kadar eşit şekilde nizasız ve aralıksız suyu kullanmakta iken davalı tarafından haksız bir şekilde davacının bahçesine akmakta olan su borularını tıkamak suretiyle suyun bahçesine gelmesini engellediğini, bu nedenle bahçedeki meyve sebze ağaçlarının kurumaya veya zarar görmeye başladığını ileri sürerek, kadim zamandan beri eşit şekilde kullanılan suya davalının müdahalesinin men'ini talep etmiştir.
... vekili asli müdahale dilekçesi ile; dava konusu suyun öncelikle kamu ihtiyaçları için kullanılması gerektiğini, dolayısıyla suyun davaya taraf olan özel şahıslara bırakılmayıp Keles Belediyesi'ne tahsisinin uygun olacağını, bu nedenlerle asli müdahale davasının kabulüne, davanın Keles Mal Müdürlüğü'ne ihbarına, davacının davasının reddini istemiştir.
BUSKİ vekili asli müdahale dilekçesi ile.
BUSKİ'nin 20.11.1981 tarih ve 2560 sayılı Kanuna 3305 sayılı Kanunla değişik geçici 10. madde ve Bakanlar Kurulu'nun 08.09.1989 tarih 89/14524 sayılı Kararı ile Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak kurulmuş müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olduğunu, BUSKİ Genel Müdürlüğü'nün su kaynaklarını korumak ile yükümlü olduğunu, dava konusu suyun "genel su" olduğu sonucuna ulaşıldığını, aynı şekilde dava konusu suyun içme suyu niteliğinde olduğunu, dava konusu suyun davalıların taşınmazlarıyla da bir ilgisi bulunmadığını, devletin tasarruf yetkisi altında olduğunu,
bu nedenlerle dava sonucunun Genel Müdürlüğü doğrudan ilgilendirmesi sebebiyle asli müdahale talebinin ve davanın kabulüne, davalıların su kaynağını haksız kullanımlarının önlenerek müdahalenin menine ve suyun Genel Müdürlüğe tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
Maliye Hazinesinin asli müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş, asli müdahil tarafından davaya ilişkin beyanların sunulmadığı görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı tarafından süresinde herhangi bir cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davaya konu Domuzderesi su kaynağının Maliye Hazinesi'ne ait 109 ada 218 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan genel su niteliğinde olduğu, ...
Mahallesinden yapılan kaynak araştırması sonucu 2050 yılı nüfus projeksiyonuna göre 585 kişinin içme-kullanma suyu ihtiyaçları ile 236 adet büyükbaş, 427 adet küçükbaş hayvanın su ihtiyaçlarının toplamının fazlasıyla karşılanabildiğinin ve sudan alınan numunenin analizi sonucu davaya konu suyun içme suyu olarak kullanılmaya elverişli olmadığının anlaşıldığı, ...
Mahallesinin içme suyu ve kullanma suyuna ihtiyacının olmadığının tespit edildiği, davalı ...'ın suya müdahalesini kabul etmesi sebebiyle önceye dayalı kullanımları dolayısıyla davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulüne, davalının Hazine arazisinden çıkan kaynak suyuna kaptaja müdahale suretiyle yapılan el atmasının önlenmesine, davaya konu genel suyun her hafta Pazartesi günü sabah 08:00'den başlayıp, Perşembe günü saat 20:00'ye kadar davacının kullanımına tahsis edilmesine, her hafta Perşembe günü saat 20:00'den başlayıp Pazartesi günü sabah saat 08:00'e kadar davalının kullanımına tahsis edilmesine,
suyun kullanım rejiminin bu şekilde oluşturulması suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, asli müdahale davasının reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile asli müdahil Hazine vekili ve asli müdahil Buski Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ... ile asli müdahil Hazine vekili ve asli müdahil Buski Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporu ile tarafların kadimden beri suyu kullanıp kullanmadıklarının net şekilde ispat olunamadığını, davaya konu su kaynağı genel su niteliğinde olduğundan kullanımı için Devlet Su İşlerinin görüşünün alınıp alınmadığı araştırılmadan su rejimi oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz çamlık meşelik vasfında olması sebebiyle su kaynağının kullanımına izin verip vermediğinin Orman İşletme Müdürlüğünden sorulması gerektiğini, dava konusu su Hazine arazisinde bulunduğundan tarafların Hazine arazisine müdahalesinin bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Asli Müdahil Buski vekili temyiz dilekçesinde özetle; analiz için numunenin su kaynağının çıkış noktasından alınması gerektiğini, söz konusu mahallede su ihtiyacı olduğunun muhtar beyanlarıyla sabit olduğunu, dava konusu suyun Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan genel su karakterinde ve içme suyu niteliğinde olmasından dolayı Davutlar Mahallesi'nin içme-kullanma suyu olarak kullanılması için müvekkiline tahsisinin gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asli müdahil BUSKİ Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin (a) bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yerüstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için;
kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek" yine (c) bendinde ise, "Bölge ve içindeki su kaynaklarını, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik,
idari ve hukuki tedbiri almak" şeklinde ...'nün görev ve yetkileri düzenlenmiştir.
Somut olayda, Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak 2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan asli müdahil BUSKİ Genel Müdürlüğünün Bursa mülki sınırları içerisinde kanunen su ve atıksu hizmetlerini vermeye yetkili ve görevli olduğu, Hazinenin maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdan çıkan dava konusu suyun genel su niteliğinde olduğu, içme suyu olarak kullanılabileceği ve Bursa mülki sınırları içerisinde yeraldığından 2560 sayılı ile ...'nün idaresi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, asli müdahil BUSKİ yönünden davacı ve davalının kaynak suyuna müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının davasının kabulü ile su rejimi kurulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden bozma nedeni yapılmıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5087, K. 2025/3322, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama