KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/968 E., 2024/5455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1765 E., 2023/2101 K.
- Davalılar
- ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/528 E., 2021/209 K.
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 22.04.2020 tarihli "Miras Taksim Sözleşmesi ve Dava Açma Hakkından Feragat Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile murisleri ... Ülker, ...
Ülker ve önceki murislerinden kendilerine intikal eden ve intikali lazım gelen taşınmazları taksim etmek istediklerini; ancak Taksim Sözleşmesinin tüm mirasçılar tarafından imzalanmadığını, Sözleşmenin 1. bendinde belirtilen kök muris Naciye Ülker'in tarafların baba tarafından murisi olduğunu ve başka mirasçılarının bulunduğunu, bu mirasçıların sözleşmeyi imzalamadığını bu sebeple yasal koşulları oluşmayan sözleşmenin batıl olduğunu, Sözleşmenin 2 No.lu bendinde belirtilen taşınmazın kök muris ...
Ülker'e ait olmadığını, ifa imkansızlığı nedeniyle de batıl olduğunu, davacının hastanede tedavi gördüğü sırada davalılar tarafından imzalatıldığını ileri sürerek şekil şartlarına aykırılıktan dolayı iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın tespit davası şeklinde açılmasında hukuki yarar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili, davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hukuki yarar bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile "Miras Taksim Sözleşmesi ve Dava Açma Hakkından Feragat Sözleşmesidir" başlıklı, 22.04.2010 tarihli miras taksim sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ayrı ayrı davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris Naciye Ülker'in veraset ilamında iptale konu Miras Taksim Sözleşmesini imzalayan taraflar dışında da mirasçılarının bulunduğunun tespit edildiği ve bu mirasçıların Miras Taksim Sözleşmesinde yer almadıkları gerekçesiyle dava konusu 22.04.2010 tarihli Miras Taksim Sözleşmesinin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını,
b. Taksime konu edilen taşınmazlarda başkaca paydaşların bulunmasının taksim sözleşmesi yapılmasına engel olmadığını beyan etmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taşınmaz mülkiyetinin hisseli olmasının sözleşme yapılmasına engel olmadığını,
b. Tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde taksim sözleşmesi yapıldığını,
c. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu,
d. Sözleşmedeki edimlerin ifa edilmiş olduğunu ve bu aşamada sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
e. Davanın görevsiz mahkemede ve hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını,
f. Tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesi ve mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ayrı ayrı davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/968, K. 2024/5455, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama