KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1006 E., 2025/1600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/139 E., 2024/50 K.
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 117 ada 56 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin rıza ve muvafakati olmaksızın davalının ikamet ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.07.2016 tarihli kararı ile davacı vekilinin dava açarken diğer paydaşları da davacı olarak göstermek zorunda olduğu belirtilerek, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; "davacının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmayan davalı aleyhine el atmanın önlenmesi ve kendi payına yönelik olarak da ecrimisil istemli davayı tek başına açabileceği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacıya ait çaplı taşınmazda haksız işgalci konumunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 117 ada 56 parsel sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesine, 25.03.2011 - 25.03.2012 tarihleri arası dönem için 706,00 TL, 25.03.2012 - 25.03.2013 tarihleri arası dönem için 772,25 TL, 25.03.2013 - 25.03.2014 tarihleri arası dönem için 811,25 TL, 25.03.2014 - 25.03.2015 tarihleri arası dönem için 838,75 TL, 25.03.2015 - 25.03.2016 tarihleri arası dönem için 870,75 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyizinde, kendisinin kullandığı yerin davacının payı olan 1118 m2’yi aşmadığını, kendisinin davacının payını kullanmadığını, boşandığı eski eşi ... ... ...’nun babası ... ... tarafından kendisine mehir olarak verilen yere kaymakamlık yardımı ile yapılan evde oturduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1006, K. 2025/1600, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama