KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1074 E., 2025/1647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/143 E., 2023/438 K.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ...
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2-... vd. vekili Avukat ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların babası ... arasında akdedilen Niğde 2. Noterliğinin 28.07.1989 tarihli 16691 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca 1182 parsel üzerindeki 2 numaralı dükkan ile 6 numaralı dairenin satışının kararlaştırıldığını belirterek tapu iptali ile davacı adına tescil, bu talebin Mahkemece kabul edilmemesi hâlinde ise taşınmaz değerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... açılan davayı kabul ettiğini, taşınmazların 1989 yılından beri davacının tasarrufunda olduğunu beyan etmiştir. 2.Davalı ... vekili 12.04.2012 tarihli celsede tapu iptali ve tescil talebi yönünden davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2010/83 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 1182 parsel sayılı taşınmazda tarafların murisi ... adına kayıtlı 308/369 hissenin 52/369 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2018/1073 Esas 2021/2642 Karar sayılı kararıyla dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre 1182 parsel sayılı taşınmazda 2 numaralı dükkan ile 6 numaralı dairenin satışının kararlaştırıldığı, bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde bulunan binanın bodrum, zemin ve 5 katlı normal bina olarak inşa edildiği, kat irtifakının kurulu olmadığı, ilgili belediye başkanlığı imar servisinden taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı,
mahkemece yapılan keşif sonucu alınan inşaatçı bilirkişi rapor ve ek raporunda satış vaadi sözleşmesine konu dairenin bulunduğu binada kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulup kurulamayacağı, ruhsata bağlanmasının mümkün olup olmadığı hususlarının incelenmediği, eksik incelemeyle karar verildiği,
binanın ruhsata bağlanmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak binaya ruhsat alınması hâlinde satış vaadi sözleşmesine konu daire ve dükkana ilişkin arsa payı hesap edilerek bu miktara yönelik pay iptaline karar verilmesi gerektiği, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti tesis edilmesi hâlinde belirlenen bağımsız bölüm ile dükkana ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği,
hiçbir surette satış vaadine konu dairenin bulunduğu binanın ruhsata bağlanması mümkün değil ise 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi gereğince hukuken değer atfedilecek yapı niteliğinde olmadığından tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere binanın iskan ruhsatına bağlanmasının mümkün olmadığı, kat ittifakı veya kat mülkiyetinin kurulma imkanının bulunmadığı, ifa olanağının bulunmaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptali tescil istemi yönünden koşulları oluşmadığından davanın reddine, davanın tazminat yönünden kabulü ile 152.578,39 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesine göre hangi bağımsız bölümlerin müvekkiline satıldığının açık olduğunu, vaat edilen taşınmazların arsa payının net olup tartışmasız olduğunu, pay iptaline karar verilmesi gerekirken tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, murisin ölümünden 13 yıl sonra dava açıldığını, sözleşmenin muvazaalı olduğunu, sözleşmede arsa payı zikredilmediğinden esaslı unsurları eksik olup sözleşmenin geçersiz olduğunu, tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde tazminat istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kununu'nun Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1074, K. 2025/1647, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama