KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1091 E., 2025/2476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1814 E., 2024/2505 K.
- İlk derece mahkemesi
- Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/10 E., 2024/409 K.
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazdaki muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu yapının çelik konstrüksiyondan imal edilmiş prefabrik yapı niteliğinde olduğu, sökülüp takılabilir ve taşınabilir nitelikte olduğu, davaya konu prefabrik yapının arzın bütünleyici parçası niteliğinde bulunmadığı, muhdesat niteliği taşımadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporuyla dava konusu parsel üzerinde muhdesat tespiti davasına konu yapının prefabrik niteliğinde olup, taşınabilir mahiyette bulunduğu, arzın parçası olmadığı, dolayısıyla muhdesat niteliğinde bulunmadığı belirlendiğine göre yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğine” değinilerek davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yapının muhdesat niteliğinde olduğunu, hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1091, K. 2025/2476, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama