KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/125 E., 2025/4326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3015 E., 2024/3098 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/164 E., 2024/300 K.
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalıların anneleri ...'a muris babaları ... 'tan miras kalan taşınmazlardaki miras paylarının davacıya devri karşılığında, davacı tarafından anneleri ...'a ev alması hususunda 2012 yılında davalılar, anne ... ve davacı arasında sözlü anlaşma yapıldığını, anlaşma uyarınca TOKİ'den anne ... adına ev satın alındığını, peşinatın ödendiğini, taksitlerin ödenmeye devam ettiğini, ardından 2017 yılında anne ... tarafından miras paylarının davacıya devredildiğini,
fakat davalı kız kardeşleri tarafından işlemin iptaline yönelik açılan davanın kabul ile sonuçlanarak davacı tarafından devralınan taşınmaz paylarının tekrar terekeye döndüğünü, davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek TOKİ'den satın alınan dairedeki anne ... adına olan mülkiyet hakkının davacıya devrine ve davacı adına kayıt tesciline yönelik ilgili kuruma bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen evin peşinatının ... tarafından, taksit ödemelerinin ise kira gelirlerinden karşılandığını, davacı tarafından ödenen para olmadığını, murisin dava konusu evde hiç yaşamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dava konusu evi annesi adına ve annesinin üzerine aldığının beyan edildiği, bu hâliyle annesi adına satın alınan ev için kendi adına istemde bulunulamayacağı, yine davacı tarafından yapılan işlemlerin yazılı olması ve tüm mirasçılarının olurlarının olması gerektiği, davacı tarafça buna ilişkinde herhangi bir yazılı belgenin ibraz edilmediği, davacının şartlarının oluşması hâlinde sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca alacak isteminde bulunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasçılar arasındaki harici satım sözleşmesine dayalı istemli davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların sebepsiz zenginleştiğini, yazılı olmazsa da davalılar ve ölen annesi arasında bir sözleşme yapıldığını, davalı ... tarafından Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2019/18 Esas sayılı dosyasında bu durumun ikrar edildiğini, aynı yönde tanık beyanlarının olduğunu, mahkemede eda edilen yemin ile ikrar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddesi uyarınca miras payının devrinden kaynaklı mülkiyet hakkının devri istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/125, K. 2025/4326, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama