KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1297 E., 2025/2080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/87 E., 2024/139 K.
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin ... ...'nin mirasçıları olduğunu,.........Mah., 13147 ada 1, 13146 ada 1, 13145 ada 1 parseller ile 8524 ada 1 parselde ... ...'nin hissesinin bulunduğunu, 13147 ada 1 parsele davalı ............1 parkını, 13145 ada 1 ve 8524 ada 1 parsele yine davalı Belediyenin park yaptığını, 13146 ada 1 parselin ise halı saha yapılarak fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2010-2014 tarihleri arası için 4.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmazlara fiili el atmanın bulunmadığını, bu sebeple davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığını, imar planı hakkında davacıların açtığı bir davanın bulunmadığını, süre aşımı nedeniyle davanın reddini, semt spor sahası içerisinde kalan alan için Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne karşı dava açılabileceğini, davacının zararının bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince 17.11.2017 tarihli kararıyla; "davacıların murisinin dava konusu taşınmazlarda hissedar olmasına rağmen belediyenin söz konusu yerleri park yapmak suretiyle fiilen el attığı ve davacıların malik hissedar oldukları taşınmazı kullanamadığı anlaşıldığından davacıların ecrimisil talep etmekte haklı oldukları, bu konuda bilirkişi kurulunun 16.11.2017 tarihli ek raporuna göre hüküm kurulması gerektiği ancak davacının dava değerini 193.784,79 TL olarak belirleyip bu miktar üzerinden harç yatırdığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve dönem sonlarından itibaren yasal faiz uygulanmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.09.2018 tarih 2018/902 karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarih ve 2021/3299 karar sayılı ilamıyla; "davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, dosya kapsamındaki mevcut tapu kayıtlarına göre, dava konusu 4 parça taşınmazda davacıların murisi ... ...'nin paydaş olduğu; davalı ...
Belediyesi'nin ise 13145 ada 1 parsel, 13146 ada 1 parsel ve 8524 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda 25.06.2013, 13147 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 11.01.2013 tarihinden itibaren paydaş olduğu, bu nedenle 13145 ada 1 parsel, 13146 ada 1 parsel ve 8524 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 25.06.2013.
13147 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden de 11.01.2013 tarihinden itibaren intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına" karar verilmiştir.
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "intifadan men koşulunun istisnalarının bulunduğu, bunlardan bir tanesinin de davaya konu taşınmazın kamu malı niteliğinde olması olduğu, toplanan delillerden intifadan men koşulunun gerçekleşmesinin ecrimisil talebi için dava şartı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz nedenlerinde; paydaşların kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceğini, dava konusu taşınmazlar 1. derece doğal sit alanı olduğu için müvekkili İdare aleyhine ecrimisile hükmedilemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesi kararında hükme esas teşkil eden bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasında sonuca etki eden faktörlerin açıklanmadığını, ecrimisil hesabına ilişkin m2 bedeli rakam uyarlamasının ödemelerin yapılacağı günler esas alınarak yapılmadığını,
emsal taşınmazın son derece fonksiyonel olması karşısında dava konusu taşınmazların çok hisseli olması, arz-talep bakımından taşıdığı özellikler ve doğal sit alanı olması nedeniyle kullanımı ve değerlendirilmesinin son derece kısıtlı olduğunun gözetilmediğini, dava konusu taşınmazların falezler üzerinde bulunması sebebiyle yapısı bakımından kayma ve göçmeler nedeniyle ciddi tehlike altında olduğunun incelenmediğini
ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1297, K. 2025/2080, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama