KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1470 E., 2025/1842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1526 E., 2024/2219 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/441 E., 2024/108 K.
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu 2835 ada 9 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazda yer alan yapının 3. katının davacı tarafından inşa edildiğini iddia ederek müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/441 Esas, 2024/108 sayılı Kararı ile dava konusu taşınmazla ilgili kentsel dönüşüm işlemi, kamulaştırma veya derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Davacının davada hukuki yararının bulunduğunu, 2.Davalı şirketin müvekkili aleyhine dava konusu taşınmaz ile ilgili el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle dava açtığını, davanın derdest olduğunu, anılan davada iş bu davanın bekletici mesele yapıldığını, 3.Davacının dava konusu ile ilgili açabileceği eda davası bulunmadığından tespit davası açmasında hukuki engel bulunmadığını, 4. Dava konusu muhdesatı müvekkilinin inşa ettiğini, 5.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muhdesatın aidiyeti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1470, K. 2025/1842, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama