İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1477 K.2026/713

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2025/1477Karar2026/713Tarih10 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.457 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/1477 E., 2026/713 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2026
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/120 E., 2025/62 K.
İlk derece mahkemesi
... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/399 E., 2022/291 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.457 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Alman vatandaşı olduğunu, Türkiye'de yatırım yapmak istediklerini, bu amaçla ...

Emlak'ın sahibi ve yetkilisi davalı ile tanıştıklarını, 2004 yılından beri dost olduklarını, birlikte şirket kurmak dahil çeşitli işler yaptıklarını, davalının aracılığı ile mülkiyeti dava dışı ...'a ait dava konusu 201 14... parsel (imar uygulaması ile yeni 214 96... parsel) sayısı ile kayıtlı 3755 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı ...'e satışı hususunda anlaşma sağlandığını, 19.09.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacı ...'in yabancı kişi olması nedeniyle taşınmazın tapusunun yasal engel nedeniyle adı geçen davacı adına alınamadığını,

taşınmazın davalı adına alındıktan sonra gerçek alıcı davacı ...'e devri hususunda anlaşma sağlandığını, öncesinde dava konusu olmayan 78 parsel sayılı taşınmazın aynı şekilde davacı ...'e devrinin gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiğine ilişkin tapu kaydının ibrazı şartı ile 22.10.2008-30.10.2008 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 630.000,00 Euro veya karşılığı Türk Lirasının davacı ...'in banka hesabından davalıya ödenmesi için davalının vekil tayin edildiğini, dava konusu taşınmazın 24.10.2008 tarihinde satıcı ... tarafından davalıya devredildiğini,

davalının anılan banka hesabından 24.10.2008 tarihinde 593.410,63 Euro ve 27.10.2008 tarihinde 36.589,37 Euro çektiğini, 21.11.20 08... .08.2010 tarihlerinde olmak üzere yabancı uyruklu kişiye satış için tapuya başvuru yapılmış ise de imar planlarının iptal edilmesi nedeniyle tapunun başvuruları reddettiğini, aradan uzun zaman geçmesi,

davalının dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia etmesi üzerine işbu davanın açıldığını iddia ederek 201 14... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline olmazsa taşınmazın güncel değerinin tazminine bu da olmazsa 650.000,00 Euro'nun (630.000,00 Euro satış bedeli + 20.000,00 Euro komisyon ücreti) davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiş, 27.02.2018 dilekçe ile ipotekten arındırılmış olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesini, davanın Türkiye ...

Bankası A.Ş.'ye ihbar edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeyi alıcı sıfatıyla davacı ...'in imzaladığını, davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın satıcı ...'a yönlendirilmesi gerektiğini, pasif husumet itirazının bulunduğunu, iddianın yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, tapu devrini içeren sözleşmelerin resmi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını, davacı ...'in banka hesabından ödenen bedelin müvekkiline borç vermeye ilişkin olduğunu, davalı taşınmazı satın alacağından davacının müvekkiline borç verdiğini, davalının borcunu davacıya peyderpey ödediğini,

davacı ...'in dava konusu taşınmazın tapu kaydında hacizler ve ipotek bulunduğu için satın almaktan vazgeçtiğini, bu vazgeçme üzerine davalı davacı ...'den borç alarak taşınmazı satın aldığını, dava konusu taşınmazdaki hacizlerin davalı tarafından fekkinin sağlanması üzerine davacı ...'in taşınmazı satın almak istediğini, ancak imar mevzuatından kaynaklanan engel nedeniyle tekrardan satın almaktan vazgeçtiğini, davalının sözleşmeyi emlak komisyoncusu sıfatıyla imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. İhbar olunan Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili 15.05.2018 tarihli beyan dilekçesinde; tapu kaydında hukuki engel bulunmadığından müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, bankanın iyiniyetli olduğunu, ipoteğin korunması gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..iddia, savunma, tapu kayıtları, tanık beyanları, davacıların isticvap beyanları, yemin beyanları, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; esasen dava konusu taşınmazın alıcı adayının davacı ... olduğu, diğer davacı olan babasının finans desteği sağladığı, oğluna bağış yaptığı, dava konusu taşınmazı satın almak için davalının yetkili temsilcisi olduğu emlak şirketi aracılığı ile 19.09.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile anlaşma sağlandığı,

davacı yabancı uyruklu olduğu için tapu işlemlerinin uzun olması nedeniyle geçici olarak emlakçı adına tapunun alındığı ve gerekli işlemler tamamlandığında tapu kaydının kendilerine devir edileceği, ancak davalının tapuyu devretmediği, davaya konu olan taşınmazın tapusunun davalı adına tescil edildiği ibraz edilmek kayıt ve şartı ile 22.10.20 08... .10.2008 tarihleri arasında 630.000 Euro veya karşılığı olarak hesaplarından para ödenmesi amacıyla ...

7. Noterliği'nin 15.10.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamenin verildiği, davaya konu olan taşınmazın 24.10.2008 tarih ve 2374 yevmiye nolu tapu işlemi ile tapu maliki ... tarafından davalı adına temlik edildiği, söz konusu hesaplardan 24.10.2008 tarihinde 593.410,63 Euro, 27.10.2008 tarihinde ise 36.589,37 Euro banka kanalı ile ödeme yapıldığı, davalı tarafından 21.11.2008 tarihinde davacı tarafa satış için başvuru yapıldığı, imar planının iptal edilmesi gerekçesiyle yabancıya satış şartlarının gerçekleşmediği için satış işleminin tamamlanamadığı, 03.08.2010 tarihinde tekrar satış için başvuru yapıldığı, olumlu sonuç alınamadığı,

davacı ...'in tapu iptali ve tescil talebinin sübut bulduğuna vicdanen de kanaat getirildiği, diğer davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... yönünden ise tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1. Kararın gerekçesiz olması nedeniyle bozulması gerektiğini,

2. Alım satım sözleşmesinin satıcı dava dışı ..., alıcı davacı ..., komisyoncu olarak dava dışı ... Emlak Turizm Tic.ve San. Ltd. Şti tarafından imzalandığını, davanın inanç sözleşmesine dayalı olduğunun mahkemece kabul edildiğini belgede davalının şahsi olarak imzasının bulunmadığını,

3. Sözleşmenin, taşınmazın devri hususunda davalıya edim yüklemediğini, davalının sahibi olduğu şirketin komisyoncu sıfatıyla sözleşmede yer aldığının açık olduğunu,

4. Sözleşmenin akdinden sonra taşınmazın tapu kaydında çok sayıda haciz bulunduğunun anlaşılması üzerine davacının taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, bu vazgeçme ile sözleşmenin ortadan kalktığını, bu hususun dosyada tanık olarak dinlenen satıcı ...'ın beyanıyla da teyit edildiğini, 19.09.2008 tarihli belgenin inanç sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, alıcı ve satıcının feshettiği sözleşmeden, emlak komisyoncusu olarak imzası bulunan davalının sorumlu tutulamayacağını,

5. Davalının sözleşmeyi komisyoncu sıfatıyla imzaladığının davacılar tarafından da dava dilekçesinde kabul edildiğini,

6. Yine dava dilekçesinde davalıya ödenen 20.000,00 Euro komisyon bedelinin iadesinin talep edildiğini, bu hususunda müvekilinin sözleşmede komisyoncu sıfatıyla yer aldığının ikrarı olduğunu, bu olgular karşısında inançlı işlemin varlığının kabul edilmesinin fahiş düzeyde hatalı olduğunu,

7. Taraflar arasında dava konusu taşınmazın davacı tarafa ait olduğuna dair yazılı belge bulunmadığını,

8. Bankadan paranın çekilişi ile taşınmazın davalı tarafından satın alındığı tarihin uyumlu olmasının delil başlangıcı niteliğinde olduğunun söylenemeyeceğini,

9. Tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davacı tanığı ...'ın 21.05.2019 tarihli oturumdaki beyanı; "... davacılar 2-3 kez davalının ofisine giderek paralarını istediler......... paraların bir kısmının ödendiğini duymuştum" yönündedir. Davacı yanın tanığının beyanı karşısında yazılı delil başlangıcının varlığı iddiasının dinlenemeyeceğini,

10. Dava dışı bir taşımazda davacının müvekkilinden devir için yazılı taahhüt alması davalıya güven ile emanet işlemi yapılmadığını açık şekilde gösterdiğini,

11. Davacının yabancı kişi olması nedeniyle Türk hukukuna özgü hayatın olağan akışı ilkesinde yararlandırılmasının doğru olmadığını,

12. Eldeki davanın açılması için 8 yıl beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıya ihtarname gönderilmemiş, paranın iadesinin istenmemiş olmasının müvekkilinin davacı tarafa taşınmazı devretme yükümlülüğünün bulanmadığını, davalının dava konusu taşınmazı kendi adına aldığını göstermekte olduğunu,

13. Müvekkili taşınmazı kendi adına almamış olsa bedelini ödeyerek hacizleri fek etmeyeceğini, aradan geçen 8 yılda taşınmazın çok değerlendiğini, davacı tarafın kötü niyetle yüksek kazanç elde etme amacında olduğunu,

14. Davalının hazırladığı yemin metnine itiraz üzerine davacı tarafça yemin metni hazırlandığını, bu yemin metni içeriğine göre davacıların isticvaben dinlendiğini ve isticvap beyanının içeriğinin tekrar edilmesi suretiyle davacılara yemin ettirildiğini, yeminin içeriği ve eda yönteminin yasaya aykırı olduğunu,

15. Davacı ...'in aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, adı geçen davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisi ve bankadan para tahsili işlemi bulunduğunu,

16. Dava konusu 20.000,00 Euro komisyon bedeli adı altındaki talep ile ilgili bir hüküm kurulmadığını, bu bedelin ödemesi davacı ... tarafından yapılmış ise davanın esasına ilişkin ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1477, K. 2026/713, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1477
Karar No
2026/713
Tarih
10 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1530 K.2026/1653
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/1532 K.2026/1961
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1535 K.2026/1832
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1536 K.2026/1255
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1544 K.2026/624
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1546 K.2026/1897

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.