KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/189 E., 2025/1618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/555 E., 2023/378 K.
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, kök muris ... ile kök muris ...'in oğlu Emin'den olma torunu ...'nin mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
II. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulüyle kök muris ...'in mirasçılarının ve miras paylarının tespitine” karar verilmiştir
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: “murisin eşi ... kızı...’nın araştırılması, mirasçıları tespit edilemezse mirasçılık belgesindeki payının üzerinde bırakılması, murisin oğlu olarak kabul edilen ...a ait nüfus kaydı ve varsa eski tapu kayıtları dayanak belgeleriyle getirtilerek murisle arasında ırs bağının olup olmadığının araştırılması, ırs bağının olması halinde mirasçılığının kabul edilmesi, ırs bağının bulunmaması halinde mirasçı olamayacağının göz önünde bulundurulması; ... ...hakkındaki ölüm araştırmasının akıbetinin ilgili nüfus müdürlüğüne sorulması,
araştırma sonuçlanmadıysa kendisinin, araştırma sonuçlandıysa da tespit edilecek mirasçılarının murise mirasçılığına karar verilmesi, murisin oğlu ...'nin eşi Hadice' nin de muris ...'in mirasçısı olduğuna dikkat edilmesi” gerekliliğine değinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
“Mahkemece davacı tarafa dosyanın bozma ilâmı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmak üzere bilirkişiye tevdii için eksik olan delil avansını yatırmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının duruşmada hazır olan davacıya ihtar edildiği, davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesine göre taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için Mahkemece belirlenen delil avansını yatırmak zorunda olduğunun belirtildiği,
davacı tarafça bilirkişi ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığından davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve davasını ispatlayamamış olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin bilirkişi ücretini yatırma imkanı olmadığını, yüksek bir bedel tespit edildiğini, kendisine ait ev bulunmadığını, başkasının yanında kaldığını, adına kayıtlı taşınmazın başkaca paydaşları olduğunu ve satılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/189, K. 2025/1618, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama