KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1909 E., 2025/2716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2451 E., 2025/213 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/147 E., 2022/324 K.
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.09.2014 tarihinde 34 ada 15 parseldeki zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, taşınmazın davalı ... tarafından mescit olarak kullanıldığını, davalıya gönderilen 30.10.2018 gün ve 11266 sayılı ihtarnameye rağmen haksız kullanımının devam ettiğini belirterek, el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiş, 21.05.2019 tarihli duruşmada ecrimisil talebinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul bakımından sorumluluğun büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait olduğunu, esas bakımından müvekkilinin 633 sayılı Kanun'un 1 ve 35. maddelerine göre cami ve mescitlerin açılmasına izin vermek ve cami görevlilerini atamak dışında bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı idarenin cami yaptırmak gibi bir görevinin olmadığını, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığını, dava konusu ... ... ...
Mescidi için Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk Vakfı (...) tarafından Diyanet İşleri Başkanlığına 08.01.1998 tarihli dilekçe ile kadro talebinde bulunulduğunu ve 01.01.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere anılan mescide imam-hatip kadrosu tahsis edildiğini, Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk Vakfının (...), Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, İstanbul Valiliğinin ve ... Kaymakamlığının davaya dâhil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 06.12.2022 tarihli kararı ile; dava konusu bağımsız bölümün 13.09.1995 tarihinde ... ... ... mescidi olarak, davalı İdareye bağlı ... Müftülüğü tarafından ibadete açıldığı, bu hususta ... Müftülüğü Camii İbadete Açılış Beratı düzenlendiği, Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk (...) Vakfı ... Şubesinin 08.01.1998 tarihinde bu mescide kadro tahsisi için talepte bulunduğu, davalı İdare tarafından 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere imam-hatip kadrosu tahsis edildiği, bu şekilde davalı İdarenin taşınmaza el attığı belirtilerek, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davalı İdarece el atmanın önlenmesine, davalının taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin feragat nedeni ile reddine, dahili davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre mabetlerin yapım, bakım ve onarım görevi ilçe belediyelerine ait olduğundan davaya dâhil edilen ...
Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ve dahili davalı idare yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... ve dahili davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kısmen kabulüne, dahili davalı ...
Başkanlığınca el atmanın önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.10.2024 tarihli kararı ile "633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 35. maddesine göre cami ve mescitlerin açılmasına izin vermek, ibadete açılmış cami ve mescitlere kadro tahsis etmek, buralarda görev yapanların mesleki ehliyetleriyle ilgili esas ve usulleri düzenlemek ve atamalarda bulunmak görevlerinin Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğu, dava konusu bağımsız bölümün 13.09.1995 tarihinde ... ... ... mescidi olarak, davalı ...
Başkanlığına bağlı ... Müftülüğü tarafından ibadete açıldığı, bu hususta ... Müftülüğü Camii İbadete Açılış Beratı düzenlendiği, Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk (...) Vakfı ... Şubesinin 08.01.1998 tarihinde bu mescide kadro tahsisi için talepte bulunduğu, davalı ... tarafından 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere imam-hatip kadrosu tahsis edildiği, cami ve mescitlerin yönetim ve denetimi davalı ...
Başkanlığına ait olduğundan, davalı ...’nın dava konusu taşınmaza yaptığı el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda davalı idarenin dava konusu taşınmaza yaptığı el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın dahili davalı ... ve dahili davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine, davacının mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi talebinin davalı ... yönünden kabulüne, taşınmaza el atmanın önlenmesi ile davalı İdarenin taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, bugüne kadar bütün cami ve mescitlerin, dernek ve vakıflar ile hayır sahibi gerçek kişiler tarafından yaptırılageldiğini, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında ilk malik olan ... ...’nun bu mescidin asıl sahibi olan ... ...'nun oğlu olduğunu, ... ...’nun taşınmazı oğlu ... ... adına tapuya tescil ettirdiğini, ... ...’nun ...
Vakfı ile beraber taşınmazı cami-mescit olarak kullanmak istediğini, "Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk (...) Vakfı" tarafından ... ... ...
Mescidi için müvekkili İdareden 08.01.1998 tarihli dilekçe ile kadro talebinde bulunulması üzerine, 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere taşınmazda bulunan mescide imam-hatip kadrosu tahsis edildiğini, kadro tahsis edildikten sonra görevlilerin gayretleri ile tadilattan geçirilerek mescit hâline getirildiğini, sonrasında taşınmazın ... ... tarafından tapuda satış gösterildiğini, ancak aslında gerçek bir satış olmadığını, dava konusu taşınmazın kamu yararına yönelik olarak ibadethane-mescit olarak kullanıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, bozma kararına göre verilmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1909, K. 2025/2716, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama