KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2019 E., 2025/3854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 1996/7 E., 2006/34 K.
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi ... adına kayıtlı 1288 sefer, 189 sayıda kayıtlı gayrimenkulün davalılar murisi ...’ya bırakılmasına ilişkin 08.06.1931 tarihinde noterde düzenlenen taksim mukavelesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin noter huzurunda düzenlendiğini, davacıların kötüniyetli olduklarını, taraflar arasında görülen ve davalılar lehine müdahalenin men’ine ilişkin verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, bu kararda da dava konusu senedin geçerli olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.03.1995 tarihli kararı ile iptali istenen senedin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin III numaralı başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.11.1995 tarih ve 1995/11413 Esas, 1995/12097 Karar sayılı ilâmında; senet mümzilerinin mirasçılarının davaya dâhil edilerek taraf teşkilinin eksiksiz şekilde sağlanmasının gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. Davacılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; 1. Taksim mukavelesinin geçersiz olduğunu, Mahkemece bu konuda yeterli tahkikatın yapılmadığını, mukavelede şekil noksanlıkları bulunduğunu, ayrıca davacılar murisine hangi arazilerin bırakıldığının mukaveleden anlaşılmadığını, 2. Açtıkları davanın inşai nitelikte olduğunu, bu nedenle dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/ hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2019, K. 2025/3854, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama