KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2071 E., 2026/562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/368 E., 2025/719 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/278 E., 2024/593 K.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muhdesatın tespiti talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı ve davalının taşınmazda 1/2 paydaş oldukları, davacının taşınmazın tamamının kendisinin yaptırdığını iddia ettiği, tanıklar ...., ... ve ...; taşınmazın davacı tarafından masrafı karşılanmak suretiyle yapıldığını beyan etmiş iseler de davacı ve davalının babaları tanık ... taşınmazı çocuklarına birer daire olması isteğiyle kendisince kredi de çekilerek yaptırıldığını beyan ettiği, yine davacı ve davalının anneleri tanık ... taşınmazı çocukları için yaptırdıklarını, masrafının kendisi,
davacı ve tarafların babaları olan tanık .. tarafından karşılandığını beyan ettiği, davacının eşi tanık ... da masrafın tarafların babası tanık ... tarafından da karşılandığını beyan ettiği, her ne kadar davacı tarafça bir takım faturalar, dekontlar, sipariş formları, kredi belgeleri sunulmuş ise de bu belgelerin tek başına taşınmazın davacı tarafından kendisi için yaptırıldığını ortaya koymadığı, davacının kendisine ve eşine ait kredi belgelerinin belirtilen miktarların taşınmaz için harcandığına delil olmadığı,
davalının taşınmazın davalı tarafından masrafı davalı tarafça karşılanarak kendisi için yaptırılmadığı hususunda yemin ettiği, bu hali ile net tanık beyanları ve yemin dikkate alındığında taşınmazın davacı tarafından sadece davacının kullanımı için değil, tarafların ebeveynlerince tarafların kullanımı için yaptırıldığı, masrafa davalı hiç katılmasa da davacının tek başına da karşılamadığı, yapılan harcamaların başka davanın konusunu oluşturarak talep edilebileceği, bu hali ile muhdesatın davacıya ait olmak üzere davacı tarafından yapıldığının ya da yaptırıldığının ispatlanamadığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından” davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının lehlerine olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2071, K. 2026/562, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama