KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2378 E., 2025/3770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/311 E., 2024/424 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/258 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında 102 ada 14 No.lu parsel üzerinde bodrum, zemin, 1 ve 2 kattan oluşan 3 katlı kargir ev, bodrum ve zemin kattan oluşan depo olarak kullanılan yapı, fırın ve market önünde sundurma bulunduğunun belirlendiğini, tarafların ortak murisi vefat ettikten sonra müvekkillerinin evin 2. katını yaptırdığını, 1. katın içini de yaptırarak binayı şimdiki hâline getirdiklerini, yine taşınmaz üzerinde bulunan bodrum ve zemin kattan oluşan depo olarak kullanılan yapı,
fırın ve market önündeki sundurmanın da tarafların murisinin ölümünden sonra müvekkilleri tarafından yaptırıldığını ileri sürerek, muhdesatın müvekkillerince yaptırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu muhdesatın bulunduğu taşınmazda pay sahibi olup davada taraf gösterilmeyen ...’in davaya dâhil edilmesi gerektiğini, dava konusu muhdesatın değerine göre eksik harcın tamamlanması gerektiğini, başta sundurma olmak üzere taşınmazda yapıldığı iddia edilen iyileştirmeler yönünden tespit davası açılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli kararıyla; 2. kat, bodrum, zemin kat ve fırına yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle, sundurmaya yönelik davanın da hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 06.10.2022 tarihli kararı ile "davada ileri sürülen muhdesatın tespiti isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden yargılama sırasında eksik harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği" belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2. kat, bodrum kat ve fırının kadastro tespitinden önce meydana getirildiği ve dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, sundurmanın ise iyileştirme niteliğinde olduğu belirtilerek, 2. kat, bodrum, zemin kat ve fırına yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, sundurmaya yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile ortaklığın giderilmesi davası açılana kadar muhdesat iddiasında bulunulamayacağını, bu nedenle hak düşürücü sürenin bu davada uygulanması imkânı olmadığını, sundurma yönünden hukuki yarar bulunduğunu, muhdesatın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2378, K. 2025/3770, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama