KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2580 E., 2025/5074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/56 E., 2024/50 K.
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ve birleştirilen davada davacılar dava dilekçelerinde; kayden paydaşı oldukları taşınmazlara komşu taşınmazda davalıların önlem almadan yaptığı hafriyat çalışması nedeniyle taşınmazlarında zarar oluştuğunu, yıkım tehlikesi nedeniyle taşınmazlarının boşaltıldığını ileri sürerek, davalılardan maddi ve manevi tazminat isteklerinde bulunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalılar ve birleştirilen davada davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/449 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davalarda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davacı ... vekili, davalı-birleştirilen davada davalı ... vekili, davalı-birleştirilen davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davacılar .... ve ... vekili, birleştirilen davada davalılar ... ve ... vekili, birleştirilen davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/563 Esas, 2019/8930 Karar sayılı ilâmı ile; davalı Belediyenin işlemleri ile davacılara ait yapıda meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından Belediye aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, Mahkemece tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin olarak yapılan araştırma ve incelemelerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı,
Mahkemece davalı arsa sahibi ... mirasçılarının ve yüklenici ...'ın oluşan zarardan yüklenici kusuru oranında birlikte sorumlu oldukları gözetilmeden davalı ... mirasçıları aleyhine kusur oranı belirlenerek tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, her bir istek hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken 2005/89 Esas ve birleştirilen 2009/19 Esas ile 2005/91 Esas ve 2009/18 Esas sayılı dosyalarda birlikte hüküm kurulmasının doğru olmadığı,
Mahkemece davalı ...'dan birleştirilen 2005/133 Esas sayılı dosyada kararın gerekçe kısmında 10.183,99 TL alınmasına karar verilmiş olduğu belirtilmesine rağmen infazda tereddüt oluşturacak şekilde hükümde 12.220,50 TL'nin tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, asıl davada davacı ... lehine kira tazminatına hükmedilmiş ise de yapıda meydana gelen zarar nedeniyle binanın zararın meydana geldiği tarihten dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmeden,
bizzat yahut kiraya vererek bir kullanım varsa bu süre için bir kira tazminatına hükmetmenin doğru olmayacağı düşünülmeden belirtilen sürede tamamında kira tazminatına hükmetmiş olmasının doğru olmadığı ve kabule göre de birleştirilen davalarda davacı olan .... ve ....'ın karar başlığında yer almaması ve davada taraf sıfatı bulunmayan ...'ın davacı sıfatı ile karar başlığında gösterilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "bozma ilâmı uyarınca eksik araştırmaların tamamlandığı ve hüküm sonucundaki hataların düzeltildiği" gerekçesiyle; "asıl dava 2021/56 E Sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile 33.722,31 TL maddi zararın 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2009/16 E. Sayılı dosya yönünden; davanın reddine, birleşen 2005/133 E. Sayılı dosya yönünden;
davanın kısmen kabulü ile 30.000 TL'nin maddi tazminatın 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen 2009/17 E. sayılı dosya hakkında davanın kısmen kabulü ile 3.722,31 TL nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, birleşen 2005/84 E. Sayılı dosya hakkında: davanın kısmen kabulü ile 33.722,31 TL'nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... hakkında açılmış bulunan davanın reddine. birleşen 2005/139 E. Sayılı dosya hakkında; davanın kısmen kabulü ile 30.000 TL'nin maddi tazminatın 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen 2009/21 E. Sayılı dosya hakkında; davanın kısmen kabulü ile 3.722,31 TL nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, birleşen 2005/89 E. Sayılı dosya hakkında; davacının davasının kabulü ile 6.00 TL nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...,... mirasçılarından tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen 2009/19 E. Sayılı dosya hakkında;
davanın kısmen kabulü ile 33.716,31 TL nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...'dan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının davalı ... hakkında açmış bulunduğu davanın reddine, birleşen 2005/91 E. Sayılı dosya yönünden; davacının davasının kabulü ile 6.00 TL nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ... mirasçılarından tahsili ile davacıya verilmesine. birleşen 2009/18 Esas Sayılı dosyalar hakkında; davanın kısmen kabulü ile 33.716,31 TL'nin 26/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...'dan alınıp davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davacı ...'ün davada taraf olma ehliyetinin bulunmadığını, açtığı davada taşınmazının satılamaz hâle geldiğini ileri sürerken dairesini rayiç bedelin de üzerinde sattığını,
b. Binanın tamamının gerek mal sahipleri gerekse kiracılar tarafından kullanıldığını,
c. Davacılardan ...'nün de 3 No.lu bağımsız bölümdeki dairesini 11.11.2014 tarihinde rayiç değerinin de üzerinde üçüncü kişiye sattığını ve taraf olma ehliyetinin kalktığını,
ç. Olay nedeniyle müvekkilinin kusurlu olmadığı gibi zararın da meydana gelmediğini,
d. Dosya içerisine aldırılan tespit bilirkişi raporlarından 2004/25 D. İş, 2004/24 D. İş ve 2004/48 D.İş sayılı dosyalarda müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve zararın bulunmadığının tespit edildiğini, raporların meydana gelen akma olayından hemen sonra aldırıldığı nazara alındığında eğer ortada bir kusur ve zarar varsa bu müvekkilden sonra aynı bölgede başlayan hafriyat ve bina yapım çalışmaları ve özellikle ... tarafından başlanan çalışmaların neden olduğunu,
e. Keşif sonucu mimar ve mühendis tarafından hazırlanan raporlarda da çatlakların ve hasarların eski tarihli olup söz konusu harfiyat çalışmasıyla illiyet bağının bulunmadığının belirtildiğini,
f. Asıl kusurlunun davacının olduğunu, davacıların sahibi bulunduğu binanın ruhsata ve plan projeye aykırı şekilde yapıldığını, kaçak eklemelerin bulunduğunu, kaymanın meydana geldiği alandaki toprağın dolgu toprak niteliğinde olduğunu, davacıların kaymayı engellemek için önlem almadığını beyan etmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Arsa sahiplerinin kusursuz sorumlu, yüklenicinin ise kusurlu sorumlu olduklarını, bilirkişi raporunda müvekkiline % 25 oranında kusur atfedilmesine rağmen hükümde hatalı olarak müştereken sorumlu tutulduğunu,
b. Eksik rapor ile karar verildiğini, teknik üniversiteden uzman heyetlerden rapor alınmadığını,
c. Müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini ve önlem aldığını,
ç. Müvekkilinin 02.11.2004 tarihinde inşaata başladığını, bu tarihin Belediyenin heyelana karşı uyarısından çok sonra olduğunu,
d. Belediyeden inşaat için ve istinat duvarı için ayrı ayrı ruhsat alındığını, müvekkilinden kaynaklı zararın olmadığını,
e. Haksız fiil ile gerçekleşen zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını,
f. Müvekkiline kusur atfedilen raporun bilimsellikten uzak olduğunu, ODTÜ raporuna itibar edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda, komşuluk hukukundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin birleştirilen 2005/89, 2005/91, 2009/ 17... /21 Esas sayılı davalar bakımından temyizi yönünden; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca 2024 yılı itibarıyla miktar veya değeri 20.520,00 TL'den az olan davalara ait kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Somut olayda da, temyiz talebine konu olan ve Mahkemece hüküm altına alınan tazminat tutarları 3.722,31'er ve 6,00 'şar TL olup temyiz sınırının altında olduğundan davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz isteği niteliğini taşıyan başvuruların reddi gerekmiştir.
2. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer davalar bakımından temyizi yönünden; temyizen incelenen Mahkeme kararlarının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2580, K. 2025/5074, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama