İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/275 K.2025/1460

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2025/275Karar2025/1460Tarih13 Mart 2025Okuma5 dk · 975 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/275 E., 2025/1460 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/191 E., 2023/202 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/355 E., 2021/937 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

975 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, miras bırakanı ...'in Antalya ili,... ilçesinde bulunan taşınmazda bağımsız bir parsele tekabül eden hisse için 12.09.1973 tarihinde ödeme yaptığına dair makbuzu yakın bir zamanda elde ettiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu sokağa "... Sokağı" adının verildiğini, ancak müvekkilinin miras bırakanının sağlığında davalı tarafından tapu teslimi ile ilgili yasal bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek; tapu iptali ve tescile, mümkün olmaması hâlinde 1973 yılında yapılan 1.000,00 TL miktarındaki ödemenin güncel değerinin tespit edilerek bu değerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava etmiştir.

2.Davacı vekili 23.11.2020 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 212 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirterek, söz konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik taşınmazın değeri olan 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.

3.Davacı vekili 04.10.2021 tarihli dilekçesinde; dava konusu 212 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava sırasında dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca davaya tazminat davası olarak devam etmek istediklerini ifade ederek, taşınmazın karar tarihindeki değerinin tespit edilerek müvekkilinin hissesine düşen karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

4.Davacı vekili 09.11.2021 tarihli dilekçesinde; 875.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davaya dayanak makbuzun müvekkilinin hesaplarında olmadığını, davacının miras bırakanına tahsisli herhangi bir taşınmaz bulunmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Dava konusu taşınmaz ... 13.03.1990 tarihinde davalı adına hükmen tescil görmüştür, görüleceği üzere murisin ödeme yaptığı iddia edilen 1973 tarihinde dava konusu taşınmaz tapusuzdur. Tapusuz taşınmazlar yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre menkul hükmündedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesine göre taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir.

Yani, taraflar arasında menkul hükmünde olan taşınmazın mülkiyetinin devri için satış sözleşmesi yapıldığında ve taşınmazın zilyetliği alıcıya devredildiğinde alıcı mülkiyet hakkını kazanır. (Hukuk Genel Kurulu 2009/8-405 Esas 2009/477 Karar). Dosya kapsamında davacı tarafın zilyetlik iddiası bulunmamaktadır. Anılan ödeme makbuzu dayanak gösterilerek taşınmazın devrinin mümkün olmadığı açıktır.

Davacı tarafın hem terditli olarak hem de taşınmazın yargılama devam ederken dava dışı üçüncü kişilere devredilmesi sebebiyle 6100 sayılı Kanun'un 125 uyarınca eski malike karşı tazminat talebi vardır.

Yapılan yargılama neticesinde zilyetliğin devralınmaması sebebiyle zaman aşımı süresinin taşınmazın davalı adına hükmen tescil edildiği 13.03.1990 tarihinde başladığı ve davanın zaman aşımı süresi dolduktan sonra 21.04.2016 tarihinde ikame edildiği " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramadığını, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” kenar başlıklı 12/3 hükmü şöyledir: "Bu tutanaklardaki belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 02.04.2004 tarihli ve 2003/1 Esas 2004/1 Karar sayılı kararının gerekçesinde, "Hak düşürücü süre, doğrudan doğruya hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gereken,

davada "itiraz" olarak başvurulması zorunlu olan ve zamanaşımı gibi "kesme" ve "durma" hükümlerine bağlı olmayan, uyulmama halinde "hakkın" kaybına yol açan yani hakkın özünü ortadan kaldıran süredir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. fıkrasında öngörülen on yıllık sürenin de hak düşürücü süre olduğu kuşkusuzdur." açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre anılan yasal düzenlemede belirtilen on yıllık süre, hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) göz önünde tutulması gereken hak düşürücü süre niteliğinde olup, bu sürenin dolması ile birlikte sadece hakkın dava edilebilirliği değil hakkın kendisi de yok olmaktadır.

Somut olayda; dava konusu 212 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 04.05.1984 tarihinde yapıldığı, tespitin 13.03.1990 tarihinde kesinleştiği, davacının kadastro tespitinden önce düzenlenen 12.09.1973 tarihli belgeye dayalı olarak istemde bulunduğu ve kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten davanın açıldığı 21.04.2016 tarihine kadar kadastrodan önceki hukuki sebepler bakımından 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmündeki on yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı nedenlerle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun'un 370/4 hükmü gereğidir.

VI.KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/275, K. 2025/1460, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz sebepleri
  9. Vı.karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/275
Karar No
2025/1460
Tarih
13 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/276 K.2025/3172
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/277 K.2025/2226
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/277 K.2025/3173
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/277 K.2025/3468
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/278 K.2025/4883
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/278 K.2025/2714

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.