KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2755 E., 2025/3564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/20 E., 2021/177 K.
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, Nevşehir ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 124, 198, 195, 197, 196 parsel, ... Mevkii 538, 541, 547, 540, 545, 544, 542 parsel, ... Mevkii 484, 485, 500 parsel, ... Mevkii 597, 558, 635, 560, 622, 559, 585, 685, 561 parsel, ... Mevkii 393, 392 parsel sayılı taşınmazların el birliği mülkiyetinde olduğunu, dava konusu taşınmazların satışına karar verilerek bedelinin mirasçılar arasında hisseleri oranında taksimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar duruşmada alınan beyanlarında, taşınmazların satılmasını istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.07.2015 tarih ve 2014/143 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin süresinde talep dilekçesini sunmasına rağmen eksikliğin giderilmesi sonucunda taraf teşkilinin sağlanabilmesi bakımınından etkili, doğru ve uygun süre içerisinde hukuki başvuru yapmadığı kanaatine varıldığından, dosyanın bu hâliyle taraf teşkilinin sağlanamadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.10.2017 tarih 2015/17701 Esas, 2017/7833 Karar sayılı ilâmında; her ne kadar Mahkemece dava usulden reddedilmiş ise de ... ... oğlu ... ile ... ... kızı ...’ın dava konusu 392, 685 ve 393 parsel sayılı taşınmazlarda malik olduğu,
diğer parsellerde adı geçenlerin payının bulunmadığı anlaşıldığından öncelikle dava konusu 500, 542, 544, 545, 561, 585, 485, 124, 196, 197, 559, 560, 622, 635, 540, 547, 558, 541, 538, 195, 198, 597 ve 484 parsel sayılı taşınmazlar yönünden taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesi gerektiği, öte yandan, dava konusu 392 ve 393 parsel sayılı taşınmaz malikinin ... ... oğlu ..., 685 parsel sayılı taşınmaz malikinin ... ... kızı ..., davalının ise ... olduğu anlaşılmakla beraber dosya içeriğinden ... ... oğlu ...,
... ... kızı ... ve ...’ın aynı kişi olup olmadığı anlaşılamadığından Mahkemece taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davacıya tapu kaydında idari yoldan düzeltme yapılması, mümkün olmadığı takdirde tapuda isim tashihi davası açmak üzere yetki ve makul süre verilerek çelişki giderildikten sonra eğer aynı kişi değillerse taraf teşkili sağlanarak ortaklığın giderilmesi talebi hakkında bir karar verilmesi gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararda dava konusu taşınmazların hissedar sayısı, imar durumu ve teknik özellikleri itibari ile aynen taksimlerinin mümkün olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesi gerektiği, paydaşların daha menfaatine olduğu kanaati ile satışın açık artırma suretiyle yapılması değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 805 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; açılan davada 805 parsel yönünden dava feragat nedeniyle reddededildiği hâlde müvekkili İdare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1. Ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden vekâlet ücretinin tüm taraflardan payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekir.
2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi, "(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
3. Somut olayda Mahkemece ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra dava konusu 805 parsel yönünden davadan feragat edilmesi nedeniyle bu parsele yönelik davanın reddine karar verildiği ve davada vekille temsil edilen davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Ne var ki bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2755, K. 2025/3564, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama