KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2956 E., 2025/4078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1476 E., 2025/342 K.
- İlk derece mahkemesi
- Besni 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/55 E., 2024/91 K.
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı ve ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 140 ada 5 parsel sayılı taşınmaza sınırdaş olan dava konusu 140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından satış yoluyla devralındığını belirterek; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i hükmü uyarınca ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına kayıtlı 140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5403 sayılı Kanun'un 8/i hükmünün yürürlükten kalktığını, 140 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 140 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davacının hak düşürücü sürenin bitimine yakın bu davayı açması nedeniyle kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı resmî senette gösterilenden daha yüksek bedelle satın aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön alım davalarında dava değerinin ön alım bedelinden ibaret olup somut olayda bu değerin 2.448,00 TL olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl karar ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; Mahkemece dava değerinin 840.248,00 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerektiğini, satış tarihinde 5403 sayılı Kanun'un 8/i hükmünün yürürlükte olduğunu, davanın resmî senette gösterilen değer üzerinden kabulünün gerektiğini ifade ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5403 sayılı Kanun'un 8/i hükmü uyarınca ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi; "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren Mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." düzenlemesini içermektedir.
Aynı Kanun'un 366. maddesinde ise; "Bu Kanun'un istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 341/2 ve 352. maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine Kanun'un 362/1-a hükmü uyarınca kesin olarak karar verilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesinin yollamasıyla 346/2 hükmü gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli kararının temyiz edilmesinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 14.04.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içeriğinden; davacının dava dilekçesinde dava değerinin 1.000,00 TL olduğunu belirttiği ve bu değer üzerinden harç yatırmak suretiyle dava açtığı, davalının ise dava konusu taşınmazı resmi senette yazılı olan bedelden daha yüksek bedelle satın aldığını savunduğu, davaya konu satış işlemine ilişkin resmî senede göre satış bedelinin 2.400,00 TL olduğu, keşfen dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 840.284,87 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafça bu değer üzerinden eksik harcın tamamlandığı ve bu değerin ön alım bedeli olarak depo edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince, dava değerinin 840.285,87 TL olduğunun kabulü ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2956, K. 2025/4078, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama