KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/314 E., 2025/3943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1050 E., 2024/1119 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/60 E., 2021/192 K.
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murislerinin 21.06.2015 tarihinde öldüğünü, aktif malvarlığı olmadığını ileri sürerek terekenin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Telekominikasyon A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...Ş. vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; terekenin borca batık olduğu sabit olduğundan davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; murisin Bankaya olan borcu nedeniyle yapılan icra takibinin kesinleştiğini, yasal süresi içinde cevap dilekçesini sunmalarına rağmen Mahkemenin gerekçesinde cevap dilekçesi ibraz edilmediğinin belirtildiğini, murisin aktif ve pasif malvarlığının yeterince araştırılmadığını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.
Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir.
Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan bilgiler ışığında somut olaya gelince, Mahkemece murisin aktif malvarlığının tespit edilemediği, terekenin borca batık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma yeterli ve doğru değildir.
Zira murisin taşınmaz malvarlığı olup olmadığı yönünden yapılan araştırmada, ölüm tarihi dikkate alınmadığı gibi murisin ölüm tarihi itibarıyla araç kaydı olup olmadığı yönünden de inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca belirtilen araştırmaların ölüm tarihi itibarıyla yapılarak murisin aktif ve pasifinin durumu tam olarak belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/314, K. 2025/3943, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama