KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3142 E., 2025/3852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/80 E., 2025/115 K.
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili Banaz ilçesi ... Mahallesi, 238 ada 72 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim, olmadığı takdirde satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.01.2016 tarih ve 2013/312 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin (III) numaralı başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih, 2016/16213 Esas, 2019/2566 Karar sayılı ilâmı ile; davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, ancak davalı ... dava konusu taşınmazda bulunan ağaçlara yönelik muhdesat iddiasında bulunduğundan, ağaçların adı geçen davalıya ait olduğu hususunda tarafların ittifak edip etmedikleri üzerinde durularak, ittifak etmiyorlarsa muhdesat iddiasında bulunan davalıya bu konuda dava açmak üzere süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi; daha sonra gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak,
dava konusu taşınmazın tespit edilen toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan kısmın ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda bulunan ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu taşınmaza ilişkin bilirkişi tarafından yapılan kıymet takdirinin, taşınmazın emsallerine göre oldukça düşük kaldığını ve bu durumun davalı için mağduriyet oluşturacağını,
b. Hissedarlardan ...’ün taşınmazdaki hisse değeri hesaplanırken 1137/1337 olarak hesaplandığını, ancak yapılan hesaplamada pay ve payda rakamlarının hatalı olduğunu,
c. Dava konusu taşınmazın bilirkişilerce yapılan kıymet takdirinin emsallere göre oldukça düşük kaldığını,
d. Ziraat bilirkişisi tarafından verilen raporda yer alan ağaçların değerinin muhdesat hesaplamasına dahil edilmediğini,
e. Fen bilirkişisi tarafından taşınmazın ivaz ilavesi suretiyle ifrazının mümkün olduğu bildirildiğinden, her ne kadar daha önceki dönemlerde davalı ... aynen taksimi kabul etmemişse de, aradan geçen süreç itibarıyla davalı ...’e aynen taksim konusunda muvafakatinin olup olmayacağının Mahkemece yeniden sorulması gerektiğini ileri sürmektedir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların paylarının davalı ... tarafından satın alındığı için davanın konusuz kaldığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca diğer davalı ...’nın muhdesat iddialarını kabul ettiğini, ancak hükümde muhdesatın ayrıntılı şekilde açıklanmadığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmünün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davacılar dava devam ederken taşınmazdaki paylarını davalılara devrettiklerinden davacılar tarafından davanın takip edilmemesi nedeniyle karar başlığında "davacı" sıfatına yer verilmiştir. Davalılar tarafından davaya devam edildiği ve paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarının "çift taraflı dava teorisi" uyarınca iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardan olduğu nazara alınarak, davalıların, aynı zamanda davacı sıfatlarının bulunduğu gözetilip karar başlığında davalılara hem davacı, hem de davalı olarak yer verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; Mahkemece kararın gerekçe bölümünde, yargılama esnasında davacı tarafın davaya devam etmediği ve tapuda hisse devri yapıldığı gerekçesiyle yargılama giderlerinin davayı takip eden davalılar ... ve ... üzerinde bırakıldığı açıklandıktan sonra, hüküm sonucunun 5 numaralı bendinde davacı tarafça yapılan 1.049,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi; hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturmuştur.
Yine, Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu hâlde bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dosya arasında bulunan 20.03.2024 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, bozma ilâmına konu edilen ağaçların değeri hesaplanmasına karşın, Mahkemece muhdesat oranlamasında bu ağaçların değeri ve kime ait olduğunun belirlenmesi yönünde bir hüküm tesis edilmemiştir.
Kabule göre de; hüküm sonucunun 3 numaralı bendinde 238 ada 72 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek ve davalı ...'ya düşecek muhdesat bedelinin, bilirkişi raporuna göre %2,36 olarak hesaplanmasına rağmen, Mahkemece %2,96 olarak yazılması ve dava konusunun tek parça taşınmazın satışına ilişkin olmasına karşın hüküm sonucunun 2 numaralı bendinde "238 ada 72 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların satışından elde edilecek bedelin tapu kaydında hisseleri oranında tüm hak sahiplerine ödenmesine" şeklinde yer alan ibarenin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı görülmüş, tüm bu açıklanan gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3142, K. 2025/3852, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama