KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3212 E., 2025/4208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/563 E., 2025/80 K.
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacıya ait taşınmazın 20 06... yıllarında yapılan protokol ve ek protokol ile kullanım hakkının ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, taşınmaz içerisinde devir kapsamı dışında kalan alanda Bursaspor Kulübünün ürünlerinin satıldığı mağazanın işletildiğini, mevcut kullanımın herhangi bir hakka dayanmadığından işgal mahiyetinde olduğunu ileri sürerek geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli 112.368,06 TL ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereği işlemiş 59.822,55 TL faizi ile birlikte toplam 172.190,61 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava edilen mağazanın sözleşme kapsamında kaldığını, kullanımın fuzuli işgal olarak nitelendirilemeyeceğini, işlemin iptali için idari yargıda dava açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.05.2015 tarihli ve 2013/1195 Esas, 2015/379 Karar sayılı kararı ile, dava konusu alanın davacıya ait olduğu ancak sözleşme kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle asıl alacak yönünden kabulüne, faiz alacağına ilişkin kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 07.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli, 2018/16180 Esas, 2020/ 4658 Karar sayılı kararıyla, davalı tarafından davaya dayanak yapılan ecrimisil ihbarnamesinin iptali amacıyla açılan idare mahkemesi kararının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bekletici mesele yapılan idare mahkemesinin davayı reddettiği ve kesinleştiği, dava konusu alanın davacıya ait olduğu ancak sözleşme kapsamı dışında kaldığı, dolayısıyla kullanımın herhangi bir hakka dayanmadığı gerekçesiyle davanın asıl alacak yönünden yasal faizi ile birlikte kabulüne, 6183 sayılı Kanun'a göre istenen faiz alacağına ilişkin kısım yönünden ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ecrimisil tahakkuk ettirilerek 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil ve takip yapılamayacağı yönündeki mahkeme gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, ecrimisil taleplerinin dayanağını hem 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi hem de Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların İdaresi Hakkındaki Yönetmelikten aldığını, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 59.822,55 TL işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ayrıca dönem sonlarından faize hükmedilmediğinden infazının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava edilen yerin ... Sportif Hizmetler San. Tic. A.Ş. tarafından kullanıldığını, ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3212, K. 2025/4208, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama