KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3218 E., 2025/3608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/44 E., 2024/461 K.
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının ortak murislerinden intikal eden dava konusu 7 taşınmaz ve aracın davalı tarafından kullanıldığını ve kayda değer gelir elde edildiğini belirterek, muris ...’in ölüm tarihi olan 06.02.2007 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesini talep etmiş, bilahare taleplerini 52.688,685 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2012/175 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile dava konusu edilen 4 taşınmaz ve araç yönünden ecrimisil hesabı yapılmış, 3 taşınmaz yönünden ecrimisil şartları oluşmadığı kabul edilerek, 51.871,77 TL’nin dava dilekçesinde faiz talep edilmemesi nedeni ile ıslah tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2012/175 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarih ve 2020/590 Esas, 2021/4763 Karar sayılı ilâmında; "... taraflar arasında davacı ... tarafından 16.07.2007 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açılmış ve davacı tarafından davalıya 18 Aralık 2008 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiştir. Bahsi geçen tarihlerden önce davacı, belirtilen taşınmaz yönünden intifadan men olgusunun gerçekleştiğini ispatlayamamıştır.
Mahkemece davalının bizzat oturduğu 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi ile ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi değerlendirilerek, hangisinin önce olduğunun tespit edilmesi ve intifadan men tarihinden itibaren davalının sorumlu tutulması gerekirken, bu taşınmaz yönünden intifadan men şartının gerçekleşmediği tarihten itibaren ecrimisil hesaplanması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, 4 ve 14 No.lu bağımsız bölümlerin kirada olduğu ve bu taşınmazlara ilişkin ortak muris ...’in ölüm tarihi olan 06.02.2007 tarihinden itibaren ecrimisil hesabı yapıldığı anlaşılmıştır (4 nolu bağımsız bölüm için 06.02.2007- dava tarihi olan 26.04.2012, 14 No.lu bağımsız bölüm için 06.02.2007-18.12.2008 arası için hesap yapılmıştır). Oysa davalı süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’i ileri sürmüştür. O hâlde Mahkemece ecrimisil hesabının zamanaşımına uğrayan 06.02.2007 tarihinden başlatılması isabetli görülmemiştir.
Yine, 7588 parsel sayılı taşınmazı davalının kullanıp kullanmadığı hususunda tanıkların taşınmaz başında dinlenerek, taşınmazın kullanım durumu tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi uygun görülmemiştir.
Araca ilişkin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasının satış memurluğu aşamasında 17.06.2009 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan 22.06.2009 tarihli raporda, aracın uzun zamandır çalışmadığının belli olduğu, ön iki ve arka bir lastiğinin patlak olduğu, kapılarının açılmadığı, kaporta, boyasının yıpranmış olduğu, büyük bir onarım gerektirdiğinin belirtildiği, eldeki dosyada 12.03.2015 tarihinde yapılan keşifte ise aracın bulunduğu kenttaş otoparkına gelindiği kazalı ve hurda kullanılmaz vaziyette olduğu,
otopark görevlisinin ibraz ettiği evraka göre 2012 yılında otoparka giriş yapıldığının belirtildiği, Mahkemece bahsi geçen araca ilişkin olarak 06.02.2007-26.04.2012 tarihleri arası için ecrimisile hükmedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, tanıklara dava konusu aracın talep tarihlerinde davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı sorularak, aracın davalı tarafından kullanım durumu netleştirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ve davalı tarafından kullanıldığı ispatlandığı takdirde zamanaşımı def’inin de dikkate alınması gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın 26 ... 349 plakalı araç yönünden ecrimsil talebinin reddine, taşınmazlar yönünden ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 34.113,00 TL ecrimsilin ölü davalı ... mirasçılarından müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmına göre zamanaşımının dava tarihinden itibaren geriye doğru uygulanması gerekirken ıslah tarihinden geriye gidilerek zamanaşımı hesaplanarak ecrimisil başlangıç tarihinin hesaplanmasının doğru olmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu edilen aracın davalı ...'in evinin önünde tespit edildiğini, aracın davalı tarafından kullanıldığının ispatlandığını, ecrimisil davasının belirsiz alacak davası olduğunu, Mahkemece davanın kısmi dava olarak nitelendirmesi ile zamanaşımı hususunun buna göre değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakanları ...'in kullanmadığı taşınmaz yönünden ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece ek raporda belirlenen ecrimisil tutarından daha fazla miktara hükmedildiğini, Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesinin hatalı olduğunu, mirasçılardan her birinin miras payı oranında sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7588 parsel sayılı taşınmaz davalı tarafça kullanılmadığı hâlde ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozma ilâmı öncesinde 18.12.2008 tarihine kadar ecrimisil hesabının yapıldığını, bozma ilâmı ile bu hesabın davalı taraf lehine kesinleştiğini, Mahkemece usuli kazanılmış haklarının göz ardı edildiğini, Mahkemece ek raporda belirlenen ecrimisil tutarından daha fazla miktara hükmedildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına yönelik olarak yapılan incelemede; davacının davasını ıslah ile 52.688,68 TL olarak harçlandırdığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 34.113,00 TL davalı aleyhine ecrimisile hükmettiği anlaşılmıştır. Bu hâliyle davacı yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktarın 18.575,57 TL'nin, 2024 tarihi itibariyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na tâbi olan davalarda temyiz kesinlik sınırı olan 20.520,57 TL'nin altında kalmaktadır. Davacı tarafından temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Mahkemece hükme esas alınan 08.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporuna göre dava konusu 3 No.lu bağımsız bölüm yönünden 04.11.2010-26.04.2012 tarihleri arası 4.090,00 TL, dava konusu 4 No.lu bağımsız bölüm yönünden 04.11.2010-26.04.2012 tarihleri arası 2.341,00 TL, dava konusu 14 No.lu bağımsız bölüm yönünden 04.11.2010-26.04.2012 tarihleri arası 17.397,00 TL, dava konusu 7588 parsel yönünden 04.11.2010-26.04.2012 tarihleri arası 2.697,00 TL ecrimisil hesaplanmış olup her taşınmaz için hesap edilen ecrimisil miktarlarının toplam 26.525,00 TL olmasına rağmen, Mahkemece hesaplamada hata yapılmak suretiyle 34.113,00 TL ecrimisil bedeline hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3218, K. 2025/3608, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama