İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3238 K.2026/762

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön…

Esas2025/3238Karar2026/762Tarih12 Şubat 2026Okuma5 dk · 932 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/3238 E., 2026/762 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2026
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1374 E., 2024/1894 K.
İlk derece mahkemesi
Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/266 E., 2021/862 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

932 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.1957 tarihinde, ... .... ile davalıların murisi ... ... ve oğlu ... arasında noter aracığı ile yapılan gayrimenkulun satış sözleşmesi ve borç senedi ile ... ili, ... Köyünde kain 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 sıra numaralı, yeni parsel numaraları 80, 181, 183, 369, 370, 371 olan taşınmazların ... ... ve ...' den şahitler huzurunda satın alındığını, taşınmazların sözleşme tarihinden bu yana kullanıldığını ileri sürerek, davalıların murisi ...... adına kayıtlı bulunan ... ili, .... ... 80,181,183,369,370,371 numaralı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında ... ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.1957 tarihli belgenin satış vaadi sözleşmesi olmadığını, sahte olarak düzenlendiğini, onaylanan belgede tarafların kimlik tespitinin yapılmadığını, keza vaat edenlerin kimlik bilgilerinin hatalı yazıldığını, murislerinin isimlerinin .... ... değil ......değil ... olduğun ileri sürerek, bu belgenin satış vaadi sözleşmesi olmadığının tespitine ve içeriği itibariyle davalıların murisi ... .... ve ...'den sadır olmadığının tespiti ile sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; sözleşmenin geçerli olmadığını, şekil şartlarına uyulmadığını, resen düzenlenme şeklinde noterde yapılması gerekirken dayanak sözleşmenin taraflarca haricen yapılıp noterce imza tasdikinin yapıldığını, ne var ki noterce yapılan tasdik işleminin bile usulüne uygun olmadığını, usulüne uygun kimlik tespitinin yapılmadığını, keza babalarının adının ... olduğunu, sözleşmede ... şeklinde belirtildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, bedelin ödenmediğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin geçerli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu ..

Noterliğinde düzenlenen 11.09.1957 tarihli, satış vaadi sözleşmesinin haricen yazılıp getirildiği, noter tarafından onaylandığının sabit olduğu, Noterlikçe resen düzenlenmediğinden satış vaadi sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğu, dava dilekçesinde sadece tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kabul edilemeyeceği, birleştirilen davada ise; sözleşme ekinde herhangi bir kimlik ve bilgiye rastlanılmadığı,

sözleşmedeki imza ve parmak izinin davacıların murislerine ait olup olmadığına ilişkin inceleme yaptırılmak istenmiş ise de, davacıların murislerinin hayatta olmadığı ve uzun süre önce vefat etmiş olmalarından dolayı incelemeye uygun parmak izi ve imzalarının kullanıldığı bir belgenin de bulunamadığı, yine satış vaadinde yer alan tanıkların kimlik tespitinin sözleşmeden yapılamadığı, buna ilişkin kolluk araştırmasının da olumsuz geldiği, bu durumda davacıların sahtelik iddiasını ispatlayamadıkları" gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARI

İlk Derece Mahkemesince 05.04.2024 tarihli ek kararı ile asıl davada davacı vekiline asıl davadaki tebligat masraflarının yatırılması amacıyla muhtıra gönderildiği, giderlerin kesin süre içerinde yatırılmaması üzerine asıl davada davacı vekilinin Mahkemenin 14.07.2021 tarihli ve 2021/17 71... /73 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

V. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada daval.......... mirasçıları vekili ve birleştirilen davada davacı ... vekili; ek kararına karşı asıl davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekiline tebligat masraflarının yatırılması için İlk Derece Mahkemesince muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın usulüne uygun tebliğ edildiği, verilen bir haftalık kesin süre içinde gerekli gider avansının yatırılmadığı,

mahkemece verilen ek kararın yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Birleştirilen dava yönünden ise, anılan satış vaadi sözleşmesinin davaya konu edilen taşınmazların henüz kadastro tespiti işlemlerinin kesinleşmediği, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların menkul mal niteliğinde olduğu, bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceği, satış ve devirlerinin her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, bu durumda sözleşme yönünden geçersizliğinin tespitine karar verilmesinde davalı/birleşen davacıların hukuki yararının bulunmadığı,

mahkemece verilen kararda neticeten isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl davada davalılar vekili, birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; muhtırada giderin yatırılacağı yerin belirtilmediği gibi sonuçlarının da belirtilmediği, ayrıca kanundaki iki haftalık sürenin aksine 1 haftalık süre verildiğini, bu nedenle usule uygun olmayan muhtıra nedeni ile İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hatalı olduğunu, istinaf incelemesinin yapılması gerektiğini, satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğunu, geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek asıl davada kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davaya dayanak sözleşmenin geçerli olmadığını, Mahkemece reddinin hatalı olduğunu, aynı zamanda sözleşmeye konu taşınmazlarda murislerinin payı olmadığını ileri sürerek birleştirilen davada kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ise satış vaadi sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3238, K. 2026/762, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İlk Derece Mahkemesinin Ek Kararı
  7. V. İstinaf
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3238
Karar No
2026/762
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/3242 K.2026/3699
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/3243 K.2026/3715
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3258 K.2026/717
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/3258 K.2026/3708
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3259 K.2026/730
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3261 K.2026/624

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.