KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/358 E., 2025/3526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2004/1693 E., 2006/4124 K.
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 180 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalı adına mevcut tapu kaydının iptali ile yayla vasfı ile Hazine adına özel siciline yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı mirasçısı kızı ...; husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; “Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/93 Esas, 53 Karar sayılı veraset ilâmına göre 1937 doğumlu davalı ...’un 08.01.1995 tarihinde, dava tarihinden önce öldüğü, davacı vekili, davalı tarafın mirasçılarını davaya dahil etmek için süre istemişse de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na göre davaya dâhil edilmenin mümkün olmadığı, davalının dava açılmadan önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı” gerekçesiyle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkilinin sağlanarak davaya devam edilmesi gerektiğini, dava konusu yerin özel mülkiyete konu yerlerden olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve yayla siciline kayıt istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/358, K. 2025/3526, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama