KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3810 E., 2025/3965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/46 E., 2025/124 K.
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 86... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 823/2400'er hissesinin müvekkilleri ... ve ...'e, 754/2400 hissesinin davalı ...'a ait olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet dükkan ve 8 adet meskenin müvekkilleri tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacıların kardeş olduklarını, müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümlerin yapımı sırasında hissesi oranında masraflarını karşıladığını, toplam 158.000,00 TL ödemede bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 15.06.2023 tarihli kararında; dinlenen davacı tanıklarından ...'nın bilgisinin duyuma dayalı olduğu, muhdesatın yapımına ilişkin bilgi sahibi olmadığı, davacı tanıklarından ...'in tanıkların yüzleştirilmesi aşamasında çelişkili beyanlarının bulunduğunun tespit edildiği, davacı tanıklarından olan ... ve davalı tanıklarının anlatımlarının ise bütünlük oluşturduğu, tanıkların anlatımlarında sadece bir dairenin davacı adına yapılacağı yönünde değil tüm yapının üç kardeş adına yapıldığını belirttikleri anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2023 tarih ve 2023/3162 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 28.11.2024 tarihli ve 2024/5370 Karar sayılı ilâmında; dava tarihi itibariyle parselin zemin değeri ile muhdesat olduğu iddia edilen bina değerinin ayrı ayrı hesaplanıp, bina değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması ve bu değer üzerinden yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı tarafından Bafra Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1800 esas sayılı dosyası ile derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan davacının dava açmakta hukuki yararının olduğu, dinlenen davacı tanıklarından ...'nın bilgisinin duyuma dayandığı, muhdesatın yapımına ilişkin bilgi sahibi olmadığı, davacı tanıklarından ...'in tanıkların yüzleştirilmesi aşamasında çelişkili beyanlarının bulunduğunun tespit edildiği, davacı tanıklarından olan ... ve davalı tanıklarının anlatımlarının ise bütünlük oluşturduğu, tanıkların anlatımlarında sadece bir dairenin davacı adına yapılacağı yönünde değil tüm yapının üç kardeş adına yapıldığını belirttikleri anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz nedenlerinde; tanık beyanlarının eksik ve hatalı değerlendirildiğini, tanık ...'in beyanında açıkça binanın maliyetinin davacılar tarafından karşılandığının ifade edildiğini, sunulan faturaların dava konusu yapının davacılar tarafından yapıldığını gösterdiğini, tarafların muhdesatın yapıldığı dönemde muhdesatın masraflarını karşılamaya durumlarının olup olmadığının araştırılmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3810, K. 2025/3965, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama