KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3837 E., 2025/5166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/2238 E., 2025/1523 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/178 E., 2025/30 K.
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...’in mirasçılarının müvekkilleri olduğunu ileri sürerek; murisin mirasçısının Hazine olduğunun tespitine karar verilen İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/42 Esas, 2012/266 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/42 Esas, 2012/266 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, ... T.C No.lu ...'in 11.09.1963 tarihinde ölümü ile mirası 16 pay kabul edilerek 2/16 payın Türkiye Cumhuriyeti Devlet Hazinesine, 7/16 payın davacı ... ... ... ..., 7/16 payın davacı ...'e aidiyetine ve verasetin bu şekilde sübutuna” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “murisin kardeşi ... (... (...) ...)'in eşi ...'nun (... ...) mirasçılarının tespiti için Yunanistan makamlarına yazılan müzekkereye verilen cevapta mirasçılarının bulunmadığının bildirildiği,
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 20/3 hükmü uyarınca Türkiye'de bulunan mirasçısız terekenin Devlete kalacağı, murisin kardeşi ... (... (...) ...)'in eşi ...'nun (... ...) mirasçısının Hazine olacağı, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.01.1964 tarihli ve 1963/826 Esas, 1964/24 Karar sayılı mirasçılık belgesi ve dosyaya sunulan delillerden murisin kardeşi ... (... (...) ...)'in eşi ...'nun (... ...) mirasçı bırakmadan vefat etmesi sebebiyle bu kişinin payının 5718 sayılı Kanun'un 20/3 hükmü gereğince Hazineye kaldığı, davacıların murisin mirasçıları olduğu,
pay hesabının doğru yapıldığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davacılar tarafından sunulan ve Yunanistan'da düzenlenen belgelerde yer alan bilgiler ile Türkiye resmî makamlarında yer alan bilgiler arasında uyuşmazlıklar olduğunu, bilirkişi raporunda kök muris ...'in ... ve...adında iki kardeşi olduğunu, ...'in mirasçısının Maliye Hazinesi olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de bu şahısların mirasçı olduğu kabul edilse dâhi Maliye Hazinesine 4/16 pay düşmesi gerekirken hatalı bir hesaplama yapılarak 2/16 pay düştüğünü, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3837, K. 2025/5166, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama