KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3938 E., 2025/3967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/108 E., 2022/629 K.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, 18 90... parselde kayıtlı 3.825,90 m² taşınmazın 8202240/12902400 hissesinin maliki olduklarını, söz konusu taşınmazın krokisinde (A) ile gösterilen 2.550,00 m²'lik kısmının ... Hatip Lisesi tarafından okul bahçesi ve tören alanı olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğini, davalıya gönderilen ecrimisil ihbarnamesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 01.05.2009-31.12.2012 tarihleri arası için 16.280,00 TL işgal tazminatının işgal tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; okulun tören alanı olarak kullanılması işinin tabiatı gereği süreklilik taşıyan bir kullanım şekli olmadığını, bu itibarla açılan davanın reddi gerektiğini, diğer taraftan talep edilen ecrimisil miktarının, hem yıllara göre hem de toplam tutar itibarı ile çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.10.2015 tarihli kararında; davalı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından dava konusu taşınmazın okul bahçesine bitişik olarak tören alanı için kullanıldığı ve ihata duvarıyla çevrildiği, davacı yana tazminat ödemekle mükellef olduğu, davacının 01.05.2009'dan itibaren ecrimisil talep ettiği ve 31.12.2012 tarihine kadar toplam talep edebileceği tazminat miktarının 15.620,00 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 26.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2018/9325 Esas, 2021/1109
Karar sayılı ilâmında; davalı tarafından dava konusu taşınmazın sürekli ve kesintisiz olarak kullanıldığı davacı vekilince kanıtlanamamış ancak; davalı vekilince cevap dilekçesinde tören alanı olarak kullanım kabul edilmiş fakat bunun sürekli bir işgal olmadığı savunulduğundan, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki kabul değerlendirilerek, davalı tarafın yıl içerisindeki kullanımları saptandıktan sonra makul ve hakkaniyete göre bedel belirlenmek suretiyle ecrimisile hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; uyulan Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda cevap dilekçesinde davalının dava konusu taşınmazı tören günlerinde kullandığını kabul ettiği bildirilmekle, bilirkişinin davalının dava konusu taşınmazı tören günlerinde kullanımı nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplandığı rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz nedenlerinde; bir önceki mahkeme ilâmına gerekçe oluşturan bilirkişi raporu, okul yetkililerinin beyanı ve resimlerle işgalin belgeli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili katılma yolu ile ileri sürdüğü temyiz nedenlerinde; davacının davasını ispat edemediğini, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurumun harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harç yükletildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3938, K. 2025/3967, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama