KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3958 E., 2025/4176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/670 E., 2025/137 K.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Belediyenin 11.02.1998 tarihli ve 98/81 sayılı encümen kararı ile yol olarak terkin edilen ve tescil beyannamesinde (a) harfi ile gösterilen 64 m²’lik taşınmazı 320.000,00 TL bedelle davacıya sattığını, bedelin 28.07.1998 tarihinde yatırıldığını, ancak tapusunun verilmediğini ileri sürerek dava konusu yol vasfında (a) harfi ile gösterilen 64 m²’lik alanın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 80.000,00 TL'nin tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satışına karar verilen encümen kararının 12.02.2015 tarihli ve 104 sayılı başka bir encümen kararı ile iptal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.02.2016 tarihli ve 2015/1110 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararıyla davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin ise kısmen kabulü ile 50.000,00 TL rayiç bedelin dava tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2021/3975 Karar sayılı kararındaki "...belediye encümeni tarafından yapılan belediyeye ait taşınmaz mal satışlarının geçerli olabilmesi için belediye meclisi tarafından encümene buna yönelik bir yetkinin verilmiş olmasının gerektiği, davacıya satışın encümen kararı ile yapılmış olmasına rağmen encümen kararının meclis kararına dayanmadığı, bu nedenle davaya konu satış işleminin geçerli olmadığı,
bu nedenle ödeme tarihinden bu davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gözetilerek denkleştirici adalet ilkesi gereği paranın dava tarihine kadar ulaştığı miktarın bilirkişiye hesap ettirilerek bulunacak miktar üzerinden tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.03.2025 tarihli ve 2021/670 Esas, 2025/137 Karar sayılı kararındaki "...davacıya satışın encümen kararı ile yapıldığı, encümen kararının meclis kararına dayanmadığı anlaşıldığından davaya konu satış işleminin geçerli olmadığı, bu nedenle ödeme tarihinden eldeki davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gözetilerek denkleştirici adalet ilkesi gereği paranın dava tarihine kadar ulaştığı miktarın bilirkişiye hesap ettirildiği, bu raporun denetime elverişli olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.351,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Karara dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 2. Davanın zamanaşımına uğradığını, 3. Eksik inceleme sonucu hükmün tesis edildiğini, 4. Zararın tazmininin ancak tam yargı davasına konu olabileceğini, 5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil; mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3958, K. 2025/4176, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama