KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/4161 E., 2025/4543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/762 E., 2025/380 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/379 E., 2022/548 K.
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 10... , 54... parsel sayılı taşınmazlardan çıkan su kaynaklarının birleşerek dere şeklinde davacı köyün su ihtiyacını karşıladığını ve davalıların dava konusu su kaynaklarına haksız şekilde müdahale ettiğini belirterek suya davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; hükme esas alınan 04.02.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu suyun özel su olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalıların ihtiyacından artan su olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1. hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Eylül ve Ekim ayında alınan verilere göre hesaplama yapılmadığını, Yargıtay uygulamasına göre su rejimi kurulması gerektiğini, dava konusu suyun özel su olmadığını, taşınmazları aşan genel su vasfını taşıdığını, bu hususun dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile teyit edildiğini, akan suyun kadimden beri davacı köy tarafından kullanıldığını, kaynak su sayısının belirlenmediğini,
her bir taşınmazda çok sayıda kaynak suyu bulunduğunu ve birleşerek dere şeklinde müvekkil köye aktığını, hatalı zamanda yapılan ölçüm ile sonuca gidilemeyeceğini ve davacının suya ihtiyaç durumunun değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya vaki müdahalenin önlenmesi talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4161, K. 2025/4543, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama