KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/4432 E., 2025/4772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1155 E., 2025/975 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/240 E., 2024/403 K.
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenin malik bulunduğu dava konusu taşınmaza davalılar tarafından haksız şekilde müdahale edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığına ilişkin somut bir delilin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, eldeki davada 22.745,00 TL üzerinden davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/(1).b hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4432, K. 2025/4772, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama