KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/4513 E., 2025/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/791 E., 2025/1174 K.
- İlk derece mahkemesi
- Artvin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/550 E., 2023/710 K.
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının da hissedarı olduğu 1 56... parsel sayılı taşınmazın ½ payının davalı tarafından satın alındığını, davacının ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki davalı hissesinin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devrindeki amacın bağış olduğunu, devredenin yakın akrabası olduğunu, gerçek bir satış bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalı adına olan hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yerel mahkemenin karar tarihi itibariyle hükmün miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, 10.09.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesi yine değer yönünden reddedilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.11.2024 tarihli ve 2024/4344 Esas, 5106 Karar sayılı kararı ile; davalı tarafından payın gerçek değerinin daha yüksek olduğu ileri sürüldüğünden ve payın değeri bilirkişi raporunda 414.213,00 TL olarak hesaplandığından, hükmün istinaf kesinlik sınırının üzerinde kaldığı gerekçesiyle ek karar kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olan payın miras nedeniyle ya da bağışlama amacıyla devredildiği davalı tarafça kanıtlanamadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Dava konusu hisseyi ilk olarak anne ...’in oğlu ...’e 5.000,00 TL gösterilen değer ile bağışladığını, ardından ise ...’in 10.000,00 TL göstermelik değer ile davalıya bağışladığını, keşfen belirlenen değerin 414.426,00 TL olduğu dikkate alındığında aradaki ilişkinin bağış olduğunun görüldüğünü,
2. Davacının ön alım hakkını kötüye kullandığını, ancak Mahkemece bunun araştırılmadığını,
3. Taşınmazı düşük bedelle alan davacının sebepsiz zenginleşeceğini, keşifte belirlenen bedelin ön alım bedeli olarak belirlenmesi gerektiğini,
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararında somut gerekçe gösterilmediğini, istinaf dilekçesindeki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4513, K. 2025/4196, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama