İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/5055 K.2025/5094

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar vekili, birleştirilen davada davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön…

Esas2025/5055Karar2025/5094Tarih1 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/5055 E., 2025/5094 K.·Asıl Ve Birleştirilen Asıl Davada Birleştirilen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/227 E., 2025/228 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar vekili, birleştirilen davada davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu 92 sayılı parselde tarafların paydaş malik olduğunu, müvekkilinin 2015 yılında taşınmaza buğday ektiğini, ancak davalıların engellemesi nedeni ile müvekkilinin taşınmazı hiç kullanamadığını ileri sürerek, davalıların müvekkilinin payına vaki el atmasının önlenmesini ve 2015-2018 yılları için ... ödenmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davalılar ...t, ..., ... ve ... tarafından 92 sayılı parsele yapılan el atmanın önlenmesi ile toplam 1.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taşınmazı kullanan tüm maliklere karşı açılması gerektiğini ve taşınmazda rızai taksim bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada ... vekili cevap dilekçesinde özetle; parsel bazlı fiili taksim olduğunu, davacının dava konusu payını başka parsellerde kullandığını, davanın haksız olduğunu reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2018/608 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararında özetle; dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığı, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazın davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, birleştirilen dava davalılarından ... ve ... yönünden davanın ispatlanamadığı, birleştirilen dava yönünden davacının davasını ıslah etmediği gerekçeleriyle;

asıl davanın kabulü ile davacı hissesine tekabül eden 113.381,83 m² alana davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’ine, 62.641,65 TL ... alacağının davalı ...'ten, 59.313,09 TL ... alacağının davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın davalıları ... ve ... yönünden reddine, ... ve ... yönünden kabulü ile 113.381,83 metrekare alana davalılar ... ve ... tarafından yapılan müdahalenin men’ine, talep edilen 250,00 TL ... alacağının davalı ...'den, 250,00 TL ... alacağının davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.05.2024 tarihli kararı ile. Mahkemece davacının dava konusu taşınmazda kullandığı/kullanabileceği bir alan bulunmadığı tespit edilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmesi kural olarak doğrudur.

Ancak, davacının payına yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken madde hükmüne aykırı olarak metrekare şeklinde yüzölçümü belirtilmek suretiyle hüküm kurulması hatalıdır.

Öte yandan, taraflar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin bir anlaşma ya da fiili taksim bulunmadığına göre Mahkemece, davalıların toplam kullandığı alan yönünden ... hesabı yapılması ve bu miktar üzerinde davacının payına düşen ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, kullanılan alanın tamamı üzerinden hesaplanan ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazın davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, taşınmazda davalıların kullandıkları alan ile sorumlu olduğu, davacının payı oranında el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği, asıl davada davalıların 253.000,00 m²'lik alanı ortak olarak kullandığı, birleştirilen davada davalı ...'nin 58.500,00 m²'lik ve davalı ...'in 129.442,00 m²'lik bir alanı kullandığı, davacının davasını asıl dava yönünden ıslah ettiği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile;

dava konusu taşınmazda davalılar ... ve ... tarafından davacının payına yönelik yapılan müdahalenin men’ine, davacıların ... talebinin kısmen kabulü ile 63.263,51 TL ecrimisilin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleştirilen davada;

müdahalenin men'i ve ... taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden reddine, birleştirilen davanın ... ve ... yönünden kabulü ile davalılar ... ve ... tarafından davacının payına yönelik yapılan müdahalenin men’ine, talep edilen 250,00 TL ... alacağının davalı ...'den, 250,00 TL ... alacağının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Asıl davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

a. Taraflar ile yaklaşık 50 yıl önce yapılan anlaşma sonucu parsel bazlı taksim yaptıklarını, davacının dava konusu taşınmazdaki hissesini başka taşınmazlarda kullandığını,

b. Kararla, davacının hem fiili taksim sonucu başka taşınmazdaki hissesini hem de dava konusu taşınmazdaki hissesini kullanmaya başlayacağını,

c. Yargılama aşamasında dava konusu taşınmaz bölgesinde arazi toplulaştırma çalışması yapıldığını, dava konusu parselin 78 63... , 2, 3 ve 4 No.lu parsel numaralarını aldığını, toplulaştırma işleminin kesinleştiğini tapu tescil aşamasında olduğunu, yeni oluşturulan parsel ile davalılara 1 sayılı parselin, davacılara 3 sayılı parselin ...bet ettiğini, mevcut durumda davanın konusuz kaldığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Rızai taksim olgusunun gözetilmediğini, tarafların birden fazla taşınmazda hissedar olduklarını yapılan taksimle davacıların hisselerine farklı taşınmazlarda kullandıklarını,

b. Kararda davalının eşi ... yönünden müdahalenin men’ine karar verildiğini, ...’in karardan önce 23.03.2024 tarihinde öldüğünü, davalı müvekkilinin eşinin ölümünden sonra taşınmazla ilgili bir tasarrufu olmadığını, davanın konusuz kaldığını,

c. Bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, hangi davalının ne kadar alanı kullandığının kesinlik oluşturmadığını,

d. Müvekkilinin fiili kullanımı bulunmadığı hâlde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...’in ölümü sonrasında mirasçı sıfatı ile davaya eklendiğini, ancak davalının muris babası ...’in mirasını reddettiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenle müvekkilinin taraf sıfatına sahip olmadığını, Mahkemece bu husus gözetilmeden müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ... istemine ilişkindir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ... isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ... davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ... davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ... ve benzeri dava açılması hâllerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.

Somut olayda; dava paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ... isteğine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın, davacılar, davalılar ve davadışı 3. kişiler adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu sabittir. Mahkemece davacının dava konusu taşınmazda kullandığı/kullanabileceği bir alan bulunmadığı tespit edilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmesi kural olarak doğrudur. Ancak, birleştirilen dosya davalılarından ...'in hükümden önce 23.03.2024 tarihinde öldüğü, mirasçılık belgesi dosyaya ibraz edilerek mirasçıları ... ... ve ... 20.11.2024 tarihinde davaya dâhil edildiği hâlde ölü ... adına hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Öte yandan, ... mirasçılarından ...'in temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/565 Esas, 2024/569 Karar sayılı karara göre dâhili davalı ...'in, muris ...'in mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkemece mirası reddeden dâhili davalı ... hakkında hüküm kurulması hatalı olmuş, hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5055, K. 2025/5094, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5055
Karar No
2025/5094
Tarih
1 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/5056 K.2025/15331
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5056 K.2025/8730
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5057 K.2025/8731
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/5058 K.2025/9962
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5058 K.2025/4821
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/5059 K.2025/4589

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.