KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/5563 E., 2025/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/286 E., 2025/322 K.
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçısı ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan 1 16... ve 2 parsel sayılı taşınmazların, davalı tarafından hafriyat dökülmek suretiyle işgal edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ecrimisil ve eski hâle getirme bedeli olan 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.02.2014 tarihli dilekçe ile talebini 2.071.885,00 TL’ye artırmıştır. Yargılama sırasında vefat eden davacı ... mirasçıları davaya dâhil olmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 21.06.2012 tarihli ve 2011/460 Esas, 2012/283 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemesinin 21.06.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.03.2013 tarihli ve 2013/2960 Esas, 2013/4162 Karar sayılı ilâmında özetle; dosya içerisinde bulunan resmî belgelerden müdahalenin kısmen davalı tarafından kısmen de davalının bilgisi dâhilinde özel firmalarca gerçekleştirildiği gerekçesiyle, ecrimisil ve eski hâle getirme bedellerinin tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.03.2014 tarihli ve 2013/331 Esas, 2014/117 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden, 2.061.885,00 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.03.2014 kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2015/3560 Esas, 2017/5424 Karar sayılı ilâmıyla; davacının 3 yıllık ecrimisil talebi olmasına rağmen Mahkemece 5 yıllık ecrimisil verilmesinin doğru olmadığı ve davalı tarafından eski hâle getirmenin kendi imkânları ile yerine getirilebileceği dile getirilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu hususun üzerinde durulmadığı gerekçe gösterilerek karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.02.2019 tarihli ve 2018/61 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 2.057.360,00 TL ecrimisil ve eski hâle getirme bedelinin ıslah tarihi olan 27.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.11.2021 tarihli ve 2021/4858 Esas, 2021/2569 Karar sayılı ilâmıyla; davalı vekilinin ecrimisile ilişkin temyiz itirazlarının reddine, “.... davalı vekilinin eski hale getirme bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içerisinde bulunan 16.12.2013 tarihli inşaat bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazların eski hale getirilebilmesi için 133.582, 90... hafriyatın taşınması gerektiğini, 11.131 sefer kamyon hafriyat taşıma bedelinin de 2.059.235 TL olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar bozulmuş ve yukarıda 3.2. maddede bahsi geçen bozma ilamı doğrultusunda davalının hafriyatı kendi imkanlarıyla kaldırması için 03.04.2018 tarihli celsede davalı tarafa süre verilmiş, davalı vekili 11.07.2018 tarihli dilekçe ile, dava konusu taşınmazdan hafriyatın kaldırıldığını belirterek tespit için keşif günü tayin edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın eski hale getirilebilmesi için 21.728, 69... hafriyatın daha taşınması gerektiğini, 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre işin %83,73’lük kısmının tamamlandığı belirlenmiştir.
Bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre hafriyatın bir kısmı kaldırılıp taşınmaz kısmen eski hale getirildiği tespit edildiğinden mahkemece yeniden bozma öncesi verilen 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre eski hale getirme bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle; denetime elverişli 29.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile eski hâle getirme bedelinin 2.149.575,88 TL olarak hesaplandığı, önceki karar aleyhine davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı,
hükmün sadece davalı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bozma öncesinde hükmedilen toplam 2.067.360,00 TL ecrimisil bedeli ve eski hâle getirme bedeli üzerinden sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 2.057.360,00 TL ecrimisil bedeli ve eski hâle getirme bedelinin ıslah tarihi olan 27.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
G. İade Kararı
Birleştirilen Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/91 Esas sayılı dava dosyasının kanun yolu incelemesinde istinafa tâbi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi hâlinde) birleştirilen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H. Bölge Adliye Mahkemesince İade Kararı Üzerine Verilen Karar
Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2025 tarihli ve 2025/1061 Esas, 2025/1397 Karar sayılı ilâmı ile; birleştirilen davanın bağımsızlığını koruduğu, bu dava ile ilgili ilk kararın 2024 yılında verildiği ancak hüküm kurulmadığı, her iki davanın farklı kanun yolu incelemesine tâbi olması nedeniyle tefrik edilerek birleştirilen dava hakkında bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli ve 2022/267 Esas, 2024/299 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1).a/4-6. hükmü uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İ. Mahkemece Kaldırma kararı üzerine verilen karar
Mahkemenin 12.11.2025 tarihli ve 2025/286 Esas, 2025/322 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/91 Esas ve 2022/529 Karar sayılı dosyasının tefrik edilerek Mahkemenin ayrı bir esasına kaydına, 2022/267 Esas sayılı dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dosya içerisindeki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, kamu zararına sebebiyet verildiğini, davacı tarafından da dava konusu taşınmazlara hafriyat dökümü yapıldığını, bu hususun göz ardı edildiğini, taraf teşkili sağlanmadığını, bilirkişi raporunda hafriyatın toplanması ve eski hâle getirilmesinin % 83.7’lik kısmının tamamlandığı belirtilmesine rağmen, Mahkemece tazminat miktarında indirim yapılmadığını, tazminatın denkleştirilmesi ilkesine aykırı davranıldığını,
hafriyatın kimler tarafından döküldüğü araştırılmadan yalnız davalı Belediyenin sorumlu tutulduğunu ve davacının dava dışı ... İnşaat ... ile hafriyat dökümüne ilişkin sözleşme yaptığını, beyan etmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, güncel maliyetler ve eski hâle getirme için yapılacak masrafların eksik hesaplandığını, serbest piyasa koşullarının dikkate alınması gerektiğini, davalı Belediyenin teknik şartnamesine göre yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil ve eski hâle getirme istemine ilişkindir. 2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davalı vekilinin eski hâle getirme bedeline yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafriyatın kaldırılmadığı kısmın eski hâle getirme bedeli tespit edilirken dava tarihindeki verilerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
Haksız fiil sonucu meydana gelen zararın tespitinde dava tarihindeki eski hâle getirme bedeli üzerinden karar verilmesi gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “...Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında dava tarihi dikkate alınmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu üzerinden sonuca gidilmesi doğru değildir.
O hâlde Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda dava tarihindeki veriler üzerinden (02.11.2021 tarihli bozma ilâmı da gözetilerek) eski hâle getirme bedelinin ayrıntılı, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenmesi ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5563, K. 2025/5574, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama