KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/565 E., 2025/1838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/459 E., 2023/1210 K.
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ......................Noterliğinin 13.03.1997 tarihli 1373 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereğince, 62 adet taşınmazdaki hak ve hisselerini ölünceye kadar bakması karşılığında müvekkiline verdiğini, bakım borcunun yerine getirildiğini iddia ederek dava konusu taşınmazlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereğince tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili 23.05.2012 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunduğunu, murisin bakıma ihtiyacı bulunmadığını, yapılan sözleşmenin davalılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 10.12.2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma kararı
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/14035 Esas, 2019/6018 Karar sayılı ilâmında özetle;
".. davalılar, sözleşmenin bakım alacaklısı tarafından bakıp gözetilme amacıyla değil mirasçılarından mal kaçırma amacıyla düzenlendiğini iddia ettiğinden, mahkemece tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihindeki murisin elinde bulunan malvarlığının tespit edilecek miktarı ile temlik edilen malın bütün mamelekine oranı dikkate alınarak ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca,
muris muvazaası ilkelerine uygun olarak yeterli araştırma ve inceleme yapılıp, toplanan ve toplanacak olan deliller ile birlikte dinlenen taraf tanıklarının beyanları değerlendirilerek, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin terekeden mal kaçırma amaçlı değil, gerçekten murisin bakımını sağlamak amacıyla düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bozmaya uyularak verilen karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma akdi ile muris.......... tarafından davacı ...'ya devredildiği, her ne kadar davalı tarafça tescil davasının zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de dava konusu taşınmazların muris tarafından davacı ...'e teslim edildiği, teslim edilen taşınmaz için açılan tescil davasının zaman aşımına uğradığının davalı tarafça ileri sürülemeyeceği, bu hususun iyi niyet ile bağdaşmadığı yönünde Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kararlarının bulunduğu, dava konusu taşınmazların davacının zilyetliğinde olduğu,
bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı gerekli görevlerini yerine getirdiği, davacı ...'in bakım alacaklısı annesi ...'nin ihtiyaçları ile ilgilendiği, bu konuda herhangi bir ihmalinin bulunduğunun, bakım alacaklısı tarafından sağlığında dile getirilmediği, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere muris ...'nin davacının bakımından hoşnut olduğu, İsmail'in kendisine iyi baktığını tanıklara söylediği, tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere ...'nun bakım borcunu yerine getirmiş olduğu ve murisin mal kaçırdığı iddiasının dinlenen tanık beyanları ile davalı tarafından ispatlanamadığı,
taraflar ve muris arasında da mal kaçırmayı gerektirecek bir husumetin bulunmadığı bu sebeple dava konusu taşınmazlardaki paylar ile ilgili davacının hakkının doğmuş olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Sözleşme tarihinde murisin uhdesinde bulunan mal varlığı ile dava konusu sözleşme ile davacıya verilen taşınmazların tüm terekeye oranının dikkate alınmadığını,
2.Sözleşme tarihinde murisin mal varlığında 69 adet taşınmaz bulunduğunu, murisin bu taşınmazlardan 62 adedindeki paylarını davacıya verdiğini, sözleşme ile verilen taşınmazların büyüklüğü ve değeri ile terekedeki sözleşme dışı bırakılan taşınmazların büyüklüğü ve değeri arasında davalılar aleyhine büyük bir orantısızlık bulunduğunu,
3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
4.Davacının kötüniyetle sözleşmeyi davalı mirasçılardan gizlediğini,
5.Davacı ile murisin köyde birlikte oturduğunu, davacının dava konusu taşınmazlara fiilin el koyduğunu, davacının murise ait taşınmazları kendince taksim ettiğini, davacıya teslim edilmediğini,
6.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/565, K. 2025/1838, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama