KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/694 E., 2025/1603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1336 E., 2024/1166 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/48 E., 2022/10 K.
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; muris ...'un ...1. Noterliğinin 21/04/2010 tarih ve 4062 yevmiye numaralı işlem ile vasiyetname düzenlediğini, murisin vefatı üzerine ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/25 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunu ve bu dosyanın tarafların temyiz etmemesi nedeniyle kesinleştiğini, vasiyetnamenin iptali olarak açılan ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/87 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek vasiyetname ile davacıya vasiyet edilen taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'un kendileri, ... ve ... vekilleri aracılığıyla dosyaya sundukları cevap dilekçeleri ile davayı kabul ettiklerini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. Davalı ... vekilli tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ek kararı ile istinaf başvuru dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. 3. Ek karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilince kendisine usule uygun tebligat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesi ve tensip zaptı ve duruşma zabıtları ile bilirkişi raporu, ek rapor ve gerekçeli karar ile ek kararın Tebligat Kanunu’na uygun yapıldığı, davalı ... tarafından ...
11.Noterliği’nn 02.02.2023 tarih 03175 yevmiye numaralı vekaletnamesinde bildirilen adresin davalıya yapılan adres ile aynı olduğu, UYAP MERNİS kaydı incelemesinde tebliğe konu, davalıya ait olan ...adresinin davalı tarafından 05.03.2007 tarihinde bildirilmiş olduğu, yine davalı vekilince dosyaya sunulan 13.05.2022 havale tarihli dilekçesinde belirtilen adresin aynı adres olduğu dikkate alınmakla İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; davalının sürekli ikametgahı ve aynı zamanda MERNİS adresinin dava dosyasındaki,...adresi olup, posta memurunun, tebliğ adresine gelmesi, adresin kapalı olması halinde, muhatabın adreste bulunmama sebebini en yakın komşusunun ad ve soyadı ile kapı numarasını tespit ederek,
komşusunun beyanını tebliğ mazbatasına yazması ve imzasını alması gerekirken, zorunlu unsurlara uyulmadan yapılan tebligat, Tebligat Kanununun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddelerine göre usulsüz olduğunu, dosyadan ilk yapılan tebligatta, Suriyeli şahsın bulunduğu ve şahsın isim ve soyadı yazılmadan, ev ve kapı numarası belirtilmeden ve müvekkili davalının adresten taşınmış olduğuna dair imzasız beyanı şerh düşülerek, tebligatın iadesine karar verildiği,
sonraki dosyadan gönderilen bütün tebligatların, ilk hatalı tebligata istinaden, muhatap nasıl olsa adresten taşınmış kanısıyla, postacının hiç adrese gelmeden, araştırıp tahkik etmeden doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre mahalle muhtarlığına yapıldığından, yapılan tebligatların tamamının usulsüz ve geçersiz olduğunu, yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi,
deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gerektiği, 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, müvekkili davalının, istinaf dilekçesini verdiği tarihin, öğrenme tarihi ve tebliğ tarihi olarak kabulüyle, süresinde istinaf isteminde bulunduklarını, usulsüz tebligat nedeniyle, kararın kesinleşmesi hukuken mümkün olmadığından, istinaf istemlerinin reddi ise usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle verilen kesinleştirme kararın kaldırılarak esas kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/1603, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama