KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/765 E., 2025/2036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/286 E., 2023/195 K.
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... (...Tüzel Kişiliği Kocasinan Belediye Başkanlığına bağlandığından) ve ...Muhtarlığının ... Noterliğinin 18.07.2005 tarihli ve ...............yevmiye numaralı tahsis kurası ile dava konusu 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazı müvekkiline tahsis ettiklerini, köy baraj altında kaldığı için köyde bulunan şahıslara kura çektirilmek suretiyle parsel dağıtıldığını, müvekkilinin de dava konusu taşınmazı kura yoluyla çektiğini, bedelini ödediğini, ancak haksız ve sebepsiz bir şekilde davacı adına tapuda devirden kaçınıldığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın haksız olduğunu, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu, 6360 sayılı Ondört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ...Tüzel Kişiliğinin sona erdiğini, köy muhtarlığı adına olan taşınmazların Kanun gereği Kocasinan Belediye Başkanlığına geçtiğini, satış işleminin belediye tarafından yapılmadığını,
dava konusu taşınmaz kamu malı niteliğinde olup kamu düzenine ilişkin genel ilkeler doğrultusunda satış işlemlerinin mahkeme huzurunda ispat edilmesi gerektiğini, buna dair tüm belgelerin ve emsallerin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Mahalle Muhtarı ... ş duruşmadaki beyanında; ...
Köyünün daha önce Köy Tüzel Kişiliği olduğu hâlde 30 Mart 2014 seçimleri ile birlikte tüzel kişiliğinin sona erdiğini, mahalle muhtarlığı durumuna geldiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkiide başka taşınmazların da köy yerleşim alanının değişmesi nedeniyle vatandaşlara tahsis edildiğini bildiğini, bir çoğunun tapusunu aldığını, ancak önceki muhtardan edindiği bilgiye göre en son 80 civarında tahsis yapıldığı hâlde tapusunu almayan köylülerinin bulunduğunu, davacının tahsisle birlikte satış bedelini ödeyip ödemediğini bilmediğini, tüm kayıtların ...Belediyesine devredildiğini,
defterlerde kimin ne kadar para yatırdığının belli olduğunu, Belediyeden bu kayıtların istenmesini, şu anda mahalle muhtarlığı oldukları için tüzel kişiliklerinin bulunmadığını, bu nedenle haklarındaki davanın husumetten reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2014/229 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile; davacının yeni köy yerleşim alanında kendisine tahsis edilen dava konusu taşınmazın bedelini tam olarak yatırmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine, ...Tüzel Kişiliği hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2016/6258 Esas, 2018/6983 Karar sayılı kararı ile; davacıya 3367 sayılı Köy Kanunuyla 442 sayılı Köy Kanununa eklenen ek 13. madde hükmü uyarınca tahsis yapılmak üzere ...Noterliğinde 18.07.2005 tarihli ve .............. yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kur'a zaptının düzenlendiği, davacının 01.04.2005 tarihli makbuzlarla kısmen 700,00 TL ödediği ancak taşınmazın geri kalan bedelinin ödenmediği anlaşıldığından,
Mahkemece, davacıya tahsis koşullarının oluşup oluşmadığının anılan Kanun uyarınca araştırılması ondan sonra tahsis koşullarının oluşmadığı anlaşılırsa davanın reddine karar verilmesi, tahsis koşullarının oluştuğu sonucuna varılırsa davacının ödediği bedel ve ödemediği miktar oranlanmak suretiyle taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek belirlenecek orana göre ödemediği bedelin tespiti ile depo ettirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmadığından bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.11.2019 tarihli ve 2018/454 Esas, 2019/371 Karar sayılı kararı ile; davacının 5 yıl süre ile ikamet etmek şartını gerçekleştirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/637 Esas, 2020/5907 Karar sayılı kararı ile.
Mahkemece davacının 5 yıl süre ile ikamet etmek şartını gerçekleştirmediği konusunda yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, öncelikle ilgili kurumdan dava konusu taşınmaz ile ilgili tahsis kararının getirilmesi, davacı tarafın göstereceği deliller ve Mahkemece yapılacak tahsis tarihinden geriye doğru herhangi bir zaman diliminde davacının 5 yıl süre ile kesintisiz ikamet edip etmediğinin araştırılması,
5 yıl süre ile oturduğu tespit edildiği takdirde bozma ilâmında yazılı olduğu gibi davacının ödediği bedel ve ödemediği miktar oranlanmak suretiyle taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek belirlenecek orana göre ödemediği bedelin tespiti ile depo ettirilmesi gerekirken noksan inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmadığından bozulmasına karar verilmiştir.
D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.11.2021 tarihli ve 2021/31 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile; davacının köy yerinde oturmadığına dair aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 29.06.2022 tarihli ve 2022/1494 Esas, 2022/4658 Karar sayılı kararı ile; 3367 sayılı Kanunla 442 sayılı Köy Kanununa eklenen ek 13. madde hükmü uyarınca köy tüzel kişiliği adına tahsisli parsellerin ihtiyaç sahiplerine satışı için davacının sahip olduğu diğer şartların yanında o köyde asgari 5 yıl oturmuş olması şartı da bulunduğunu, davacı bu şartı ispat etme külfeti altında olduğundan Mahkemece, bu hususta davacı yanın delillerinin tespit edilerek tahsis tarihinden önceki her hangi bir zamanda... kesintisiz 5 yıl boyunca ikamet etmiş olma şartının yerine getirilip getirilmediği belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken ispat külfeti tersine çevrilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; daha önce dosya içerisine alınan mernis kayıtlarına göre davacının ikametgah adresinin ...olmadığı, ...ikametini 14.10.2022 tarihinde yani dava açıldıktan sonra aldırdığı, duruşmada dinlenen muhtarların beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının yılın belli dönemlerinde bu evde kaldığı, kesintisiz olarak ikamet etmediği, bozma ilâmından önce alınan abonelik bilgilerinden de davacının ikametinin farklı bir yer olduğu net bir şekilde anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Detaylı, tutarlı ve esas araştırma yapılmadığını, bozma ilâmı gereklerinin yapılmamış olduğunu, herhangi bir dönemde kesintisiz 5 yıl ikamet şartının araştırılmadığını, 2.Dinlenen tanık beyanlarının herhangi bir zaman ifadesini karşılamadığını, soyut ve gerçeği yansıtmadıklarını, 3.Daha yaşlı tanıkların dinlenmesi gerektiğini, daha detaylı adres araştırması yapılması gerektiğini, 4.Tahsis tarihi öncesine ilişkin araştırma yapılmadığını, sadece son 10 yılın araştırılmış olduğunu, bunun da fahiş hata olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 442 sayılı Köy Kanununa 3367 sayılı Kanun ile eklenen ek 13. madde uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/765, K. 2025/2036, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama