İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/819 K.2025/5179

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/819Karar2025/5179Tarih4 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.366 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/819 E., 2025/5179 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/561 E., 2024/1752 K.
İlk derece mahkemesi
Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/432 E., 2024/5 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.366 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, 21.04.2008 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile müvekkilinin ...

Mahallesi, 1 75... parselde kayıtlı, E Blok, 8. Kat, 18 No.lu bağımsız bölümü davalıya devrettiğini, okuma yazması olmayan, görmede ve duymada problemleri olan müvekkilinin üzerine olan diğer taşınmazlarını da davalının kendi üzerine devraldığını, davalının bir süre müvekkili ile yaşadığını, dava konusu ve diğer taşınmazları üzerine devraldıktan sonra müvekkilini terk ettiğini, 63 yaşında, tek başına kalan müvekkilinin çok zor zamanlar geçirdiğini, 2015 yılına kadar sağ olan annesiyle birlikte yaşadığını,

annesinin vefatı ile kimsesinin kalmadığını belirterek davaya konu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilinin yıllardır kardeşi olan davacının tüm ihtiyaçlarını karşıladığını ve bakımı ile ilgilendiğini, bu bakımın müvekkilinin dışında kızları tarafından da karşılandığını, davacı aleyhine açılan Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/196 Esas ve 2021/316 Karar sayılı dosyasında tanıklık yapan davacının beyanında müvekkilinin kendisine baktığını doğruladığını, davanın iyi niyetten yoksun olarak hukuka aykırı açıldığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden dönmeyi geçerli kılacak düzeyde sebebin bulunmadığını, davacının kendisinin bir sebep yokken evi terkettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının bakım borcunu yerine getirmediği, bu durumun davalının kusurundan kaynaklandığı hususunun mevcut tanık beyanları ve başkaca somut bir delille kanıtlanamadığı, davalı tanıklarının anlatımına göre davalının davacıya bakıp onu gözettiği, sözleşmeden doğan ve üzerine düşen yükümlülüklerini elinden geldiğince yerine getirdiği ve fakat tarafların birlikte yaşamama olgusunun davacının kendi tercih ve arzusundan kaynaklanıp taraflar arasındaki ilişkinin zedelenmesine de davacının kendi hâl ve tutumunun sebep olduğu,

davacının davalı ile birlikte yaşarken sözleşme amacına uygun olarak bakım aldığı, daha sonradan davalıyı evden kovduğu, bu haliyle davacı, davalının kusurundan kaynaklı olarak taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğini kanıtlayamadığından ve bakım borçlusunun, bakım alacaklısının yanında yaşamaya zorlanması da hukuken mümkün olmadığından davacının sözleşmeyi feshetmesi uygun görülmeyerek taraflar arasındaki mevcut ilişki gözetildiğinde,

tarafların bir araya gelip birlikte yaşama olanaklarının bulunmadığı ve bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanının kalmadığı kanaatiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617/2. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme ile davacı yararına tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun bir irat bağlanması gerektiği değerlendirilerek davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlamak üzere yaşamı boyunca her ay 5.000,00 TL tutarında iradın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ile birlikte yaşarken sözleşme amacına uygun olarak bakım aldığı, hatta açılmamış sayılmasına karar verilen Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/196 Esas sayılı dava dosyasında davalının tanığı olan davacı ...'nın 04.12.2018 tarihli celsede imzalı şekilde verdiği beyanda da;

annesi ve kendisine davalının baktığını ifade ettiği, ancak daha sonra taraflar arasında çıkan bir anlaşmazlık sonrası davacının, davalıyı evden kovduğu, bu haliyle davacı, davalının kusurundan kaynaklı olarak taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğini kanıtlayamadığından ve bakım borçlusunun, bakım alacaklısının yanında yaşamaya zorlanması da hukuken mümkün olmadığından davacının sözleşmeyi feshetmesi uygun görülmeyerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yine;

tapu iptali ve tescilden ziyade, davalının bakım ödevini davacıya aylık irad ödemek suretiyle yerine getirmesine İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmasa da; davacı tarafın davasının irada bağlı olacak şekilde kabul edilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı aleyhine taşınmaz değerine karşılık gelecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, irad bedeline ve davalı tarafın irad bağlanmasına ve bedeline karar verilmesine yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine,

davacı tarafın vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın ağır kusurlu eylemleri sonucu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında, taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince bakım alacaklısı olan müvekkilin bakım borçlusu olan davalıyı evden kovduğunu gösterecek hiçbir ispata yarar somut delil bulunmadığını, birinci derece akrabaların tanıklığının kabul görmemesi gerektiğini, davalı tanıklarının tamamen duyuma dayalı beyanda bulunduklarını, davalı tanıklarının beyanlarının hem kendi içerisinde hem de birbirleriyle çelişkili olduğunu,

dosya kapsamındaki lehlerine olan beyanların dikkate alınmadığını, davalı yan uzunca bir süreden beri sözleşmeyi ihlal ettiğinden dolayı dava tarihinden itibaren bir irade hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen irat miktarının ülkenin ekonomik durumu ele alındığında oldukça düşük olduğunu, bu dava ile ilgi ve alakası olmayan Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/196 Esas ve 2021/316 Karar sayılı kararının delil olarak kulanılmasına muvafakatleri olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki bakım ilişkisinin bitmesinde davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, hal böyle iken davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesi neticesinde Türk Borçlar Kanunu'nun 617/son hükmü gereği hakimin takdiri ile müvekkilin irat ödemeye mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceğini, karşı tarafın talebi olmaksızın irat ödemeye mahkum edilen müvekkilin yargılama giderleri ve vekalet ücretine de mahkum edilmesinin yasaya aykırı olduğunu,

davacı tarafından vekalet ücretine yönelik yapılan bir itiraz bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekalet ücretine ilişkin hükmün değiştirilmesine karar verildiğini, müvekkilin aylık geliri ile davacı asilin aylık gelirinin aynı olması nedeniyle Mahkemece gözetilmesi gereken dengenin dikkate alınmayarak müvekkilin ağır yaşam koşulları altında ezilmesine neden olunduğunu, Mahkemece adalet ve hakkaniyet gereği davacı lehine bağlanan iradın kaldırılmasını, aksi kanaatte olunması halinde iradın uygun ve adil bir miktara hükmedilmesi gerektiğini,

müvekkilinin ve çocuklarının halihazırda davacı asile yardım ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6098 sayılı Kanun'un 617. maddesinin son fıkrasına göre; “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.” Uyuşmazlığın değinilen TBK'nın 617. maddesinin son fıkrası uyarınca çözüme bağlanması, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkânının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı hâller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.

Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma akdinin kaydıhayat ile irat ilişkisine çevrilmesinde, ölünceye kadar bakanın mevcut borcu yerine bu edimlerin para ile değeri geçer. Sözleşmede ölünceye kadar bakanın borcu özel olarak belirlenmediğinden, bu borcun kapsamını belirlemede 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 614. maddesi hükmü esas alınmalıdır.

Bu hükme göre alacaklı, borçlunun ev topluluğuna girer; ayrıca borçlu olduğu malların kıymetine ve alacaklının evvelce haiz olduğu sosyal mevkiye göre hakkaniyetin gerektirdiği şeyleri, özellikle münasip gıda ve elbise vermeye, hastalığında gerekli ihtimam ile bakmaya ve hekim getirmeye mecburdur.

Bu nedenle Mahkemenin tahsis edilecek aylık irat miktarını tespit için bilirkişi marifetiyle, devredilen taşınmazların değerini, getireceği aylık geliri ve alacaklı davacının önceki sosyal mevkilerini göz önünde tutarak hakkaniyet üzere davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu birlikte konut, beslenme, giydirme ve görüp gözetme edimlerinin kapsam ve parasal değerini belirlemesi gerekir.

Ne var ki; Mahkemece irat bağlanması hususunda yeterince inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zabıta aracılığıyla araştırılması, malvarlıklarının belirlenmesi, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo-ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının, bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle; eksik inceleme ile takdiri olarak belirlenen irat miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/819, K. 2025/5179, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/819
Karar No
2025/5179
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/821 K.2025/6003
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/833 K.2025/853
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/838 K.2025/9974
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/839 K.2025/856
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/839 K.2025/5165
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/842 K.2025/857

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.