KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/882 E., 2025/4357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3296 E., 2024/2682 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/195 E., 2022/91 K.
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'in davacıların halası olduğunu, düzenlediği vasiyetname ile davacıların mirasçısı olmamalarına ilişkin arzusunu açıkça belirttiğini ve tüm mirasını mirasçı atama yolu ile davalı vakfa bıraktığını, buna rağmen İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/863 Esas ve 2019/851 Karar sayılı dosyası ile düzenlenen mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı olarak gösterildiğini belirterek dava konusu veraset ilâmının iptali ile yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili duruşmada; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “kesinleşen vasiyetname ile murisin ... Vakfını tek mirasçı olarak atadığı, yasal mirasçıların terekeden pay almaması yönünde vasiyette bulunduğu” gerekçesiyle dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline, ... Vakfının atanmış tek mirasçısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “muris ile yasal mirasçısı arasındaki irs ilişkisini gösteren yasal mirasçılığa atanmış mirasçının engel teşkil etmeyeceği, atanmış mirasçının mirasçılık belgesinde pay alamayacağı yalnızca hukuki durumunun terekenin bölüştürülmesi esnasında gözetileceği yada kendisine atanmış mirasçı olduğuna dair belge verilebileceği” gerekçesiyle davalının istinaf talebi yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Murisin düzenlediği vasiyetname ile yalnızca davalı ... mirasçı atamadığını aynı zamanda kendilerini de mirasçılıktan çıkardığını, bu nedenle tek mirasçının davalı olduğunu, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin kararda davacıların mirasçılıktan çıkarılmasına ilişkin değerlendirmede bulunmadığını, 2. Davacılar vasiyetname ile miras dışı kaldığından ve saklı payları bulunmadığından tek mirasçının davalı olduğunu, miras dışı bırakılma iradesine aykırı mirasçılık belgesi düzenlendiğini ve bu mirasçılık belgesi nedeniyle murisin icra borçlarından sorumlu tutulduklarını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/882, K. 2025/4357, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama