İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/926 K.2025/4891

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/926Karar2025/4891Tarih20 Kasım 2025Okuma5 dk · 937 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/926 E., 2025/4891 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/750 E., 2024/1258 K.
İlk derece mahkemesi
Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/34 E., 2021/203 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paylı malik olduğu .... Mahallesi, 4 48... parsel numaralı taşınmazda hissedar olan dava dışı.... ve ... .... tarafından davalı ...'e 30.12.2019 tarihinde 600.000,00 TL bedel karşılığı hisselerinin satılarak tapuda devredildiğini, ancak hisse değerlerinin yaklaşık olarak 140.000,00 TL olduğunu, davacının ön alım hakkının engellenmesi amacıyla satış değerinin yüksek gösterildiğini, bu nedenlerle ön alım hakkı gereğince taşınmazdaki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilinin adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu arsanın üzerinde bulunan 3 katlı binanın 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu'na istinaden riskli yapı tespit edilerek 08.03.2018 tarihinde yıkıldığını, davacının taşınmazın hissedarları ile kat karşılığı inşaat yapmak için anlaştığını, hissedarlardan....'un kendisine düşen daireyi anlaşarak davacıya sattığını ve taşınmazda hissesi kalmadığını, bu anlaşmanın temelinde her bir paydaşın kullandığı veya kullanacağı kısmın belirli olması ve yine yeni yapılacak binadan da eski halinde olduğu gibi ayrı ayrı daireleri alacak olması bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışa ilişkin taraflarca davacıya keşide edilen bir ihtarname bulunmadığı, davacı tarafından da 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan işbu davanın açıldığı, davacının ....

İnşaat yetkilisi olan bir yüklenici olduğu, ana taşınmazda 2016 yılında malik olduğu ve taşınmazın 2018 yılında kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığı hususlarında bir uyuşmazlık olmadığı, 25.08.2017'de yapılmış olan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde davacının yüklenici olduğu,

davalıya paylarını satan .... ve ...'in de taraf oldukları, sözleşme konusunun ise aynı yerde bulunan 118, 1 26... parsellerin (dava konusu taşınmazın bulunduğu) birleşmesi ile oluşacak yeni parselde inşa edilecek yeni inşaatta 2 blok bulunacağı, A ve B blokta toplam 47 bağımsız bölümün inşa ve imal edileceğinin taahhüt edildiği,

arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin belirlendiği 3. sayfada "...Bizlerden ... ....'a B blok birinci katta bulunan 29 No.lu ve B blok 2. Katta bulunan 33 numaralı bağımsız bölümlerin, ....'e B blok üçüncü katta bulunan 38 No.lu ve 39 numaralı bağımsız bölümlerin, ...'e B blok ikinci katta bulunan 34 No.lu bağımsız bölüm,.." ifadesinin yer aldığı, henüz bina yıkılmamış ve kat irtifakı da sona ermemiş iken, davacının sahip olduğu eski ana taşınmazdaki bir daire karşılığında, kendisinin yüklenici olarak da yer aldığı yeni inşa edeceği 2 bloktan kendisine düşecek başkaca bir dairenin de sözleşme ile belirlendiği,

kaldı ki satış işlemi yapılmadan ve bina yıkılmadan 2 yıl önce dâhi taşımazdaki payı ve dairesi belli olan davacının fiili taksim olgusunu, herkesin sahip olduğu ve olacağı taşınmaz bölümlerini bilmediğini iddia etmesi, davacının, arsa sahiplerinin yeni inşa edilecek binadaki paylarını yani muhtemel dairelerini satmak istemeleri karşısında fiili taksim olmadığından bahisle ön alım hakkını ileri sürmesinin,

yine aynı zamanda yüklenici olan davacının taraflarla sözleşmeden kaynaklı inşaata ilişkin sorunlar nedeniyle arsa sahiplerinin başka bir yüklenici ile anlaşmalarının bu uyuşmazlığa yol açtığı değerlendirildiğinde davacının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığı, taraflar arasında gerçek bedelli bir satış işleminin bulunduğu, mülkiyet hakkının istisnalarından olan ön alımın kullanımının dar yorumlanması gerektiği, ön alım hakkının kullanımına engel olan fiili taksim yani eylemli paylaşma olgusunun mevcut olduğunun davacı tarafında da bilindiği ve bilinmesi gerektiği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda fiili taksimin mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkemece de fiili taksimin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsa payı karşılığı arsa sahibine düşecek bağımsız bölümlerin paylaşımı ile diğer fiili paylaşımları aynı hukuki nitelikte kabul etmenin doğru olmadığını, bunun bir fiili paylaşım değil, aslında iş bedelinin para yerine ayın olarak ödenmesi anlamına geleceğini, davalının kendisine pay satanlarla davacı arasında yapılmış sözleşmenin tarafı olmadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun fiili taksimi kabul etmediğini, davalıya pay satışı yapılan parsel aslında bitişikteki üç parsel ile tevhid edilerek inşaat yapılacak iken Belediyenin imarı değiştirmesi sonucunda ikiye ayrıldığını,

ön parselin davalının yanında maaşlı çalıştığı müteahhit tarafından alınıp inşaat yapıldığını, dava konusu taşınmazın da aynı müteahhit tarafından ele geçirilmek istendiğinden yanında maaşlı çalışan davalıya pay satışı yaptırılarak ortaklığın giderilmesi suretiyle tamamına sahip olunmak istendiğini, satış tarihinde taşınmaz üzerinde bina olmayıp, kat irtifakı veya kat mülkiyeti bulunmadığını, yıkımdan sonra yapılacak binada payına düşecek dairelerin paylaşılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun anladığı fiili bir taksim anlamı taşımadığını, kaldı ki davacı ile kat karşılığı sözleşme yapan şirket tüzel kişiliği ayrı kişiler olup,

davacının iyi niyetli olmadığını söylemenin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali tescil talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/926, K. 2025/4891, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/926
Karar No
2025/4891
Tarih
20 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/928 K.2025/10487
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/929 K.2025/4993
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/930 K.2025/8089
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/933 K.2025/12612
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/934 K.2025/5418
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/936 K.2025/4892

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.