KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2007/10928 E., 2010/502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hürriyeti tahdit
- Hüküm
- Hükümlülüklerine ve müsadere
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanıkların silahla tehdit ederek her iki mağdurun hürriyetini tahdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, mağdur sayısınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, tek bir uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluş ve Dosya kapsamına göre sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 179/2-3 ve 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3. madde ve fıkralarına aykırılık oluşturduğu, anılan her iki yasanın hükümleri birbirleriyle karşılaştırıldığında sonuç ceza bakımından hapis cezaları aynı olmakla beraber 765 sayılı TCK.nundaki düzenlemenin ayrıca para cezası da içermesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın daha lehe olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
a) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/l-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
b) Sanıkların tutuklu ve gözaltında kaldıkları sürelerin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılıkların CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, c, d, e maddesindeki haklarından aynı maddenin 2. fıkrası gereğince sanıkların hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ilişkin kısmın çıkartılarak "sanıkların 5237 sayılı Yasanın 53/1-a, b, d ve e bentlerinde öngörülen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar,
c bendinde düzenlenen haklardan da kendi altsoyuna ilişkin olarak koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmalarına" ve "5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi uyarınca, sanıkların gözaltı ve tutuklu bulundukları sürelerin cezalarından mahsubuna" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün oyçokluğuyla (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in olaydan bir süre önce sanıklardan ...'ın kız kardeşi ve yeğeninin evine girip darp eden kişileri bulmak amacıyla, olay günü İnternet kafeden çağırdıkları mağdurlar ... ve ...'yu ele geçirilemeyen tüfekle, tehdit ederek ve gözlerini bağlayarak zorla sanık ...'in kullandığı "42 KC 033" plakalı araca bindirdikleri, Hüyük mevkiinde bulunan elma bahçesine götürdükleri, burada mağdurların ellerini bağlayıp, bıçakla yaralayıp, darp ettikleri, bu sırada olay mahallinden geçen sanık ...'ün arkadaşları olan sanıkların yanına geldiği, mağdurlara karşı herhangi bir eyleminin olmadığı,
sonrasında olay yerine polislerin gelmesi üzerine sanıkların ve mağdurların olay yerinden kaçtıklarının anlaşılması karşısında; olayda diğer sanıkların eylemine iştirak etmeyen sanık ... Yıldırımın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 21.1.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... vekilinin talebine karşın yetersiz gerekçe ile TCK.nun 62. maddesinin uygulanması isteminin reddine; diğer sanıklar yönünden de talep olmasa dahi aynı maddenin re'sen nazara alınıp tartışılmadan karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2007/10928, K. 2010/502, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama