KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/16435 E., 2010/13122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kabule göre;
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmasına karşın 765 sayılı Kanunun 81/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 765 sayılı TCK.nun 81/1. madde ve fıkraları uyarınca 19.4.2004 tarihinde 2 yıl 1 ay hapis cezası tayin edildiği, bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın iadesinden sonra mahkemesince, 8.12.2006 tarihinde 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 440 TL. adli para cezası tayin edilmiş ise de, para cezası yönünden CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak kuralı gözetilmeksizin hapis cezası yanında para cezasına da hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca tayin edilen 440 TL adli para cezasının çıkarılması suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 11.11.2010 gününde suçun subutu yönünden oybirliğiyle, uygulama yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(K.K.D) (K.K.D)
KARŞI DÜŞÜNCE
Yargıtay C.Başsavcılığının iadesi sonrasında, Mahkemece uygulama yapılırken dosyadaki kanıtlarda yeni bir değişiklik olmadığı, sadece sanığa iade yazısı okunup hakları yeniden bildirilerek savunmasının alındığı ve C.Savcısının esas hakkında mütalaasını verdiği gözetilmeden ilk hükümde; sanığın sabıkalı kişiliği nedeniyle suç işlemedeki ısrarı nazara alınarak teşdiden ceza tayinine karşın gerekçesi de gözetilmeksizin asgari hadden uygulama yapılamayacağı düşüncesi ile yerel mahkeme ve daire sayın çoğunluğunun asgari hadden ceza tayinine ilişkin kabulüne katılmıyorum.
KARŞI DÜŞÜNCE
1412 sayılı CMUK.nun 326 ve 5271 sayılı CMK.nun 307. maddesinde düzenlenen ve "hüküm yalnızca sanık tarafından veya onun lehine C.Savcısı veya 262. madde de gösterilen kimselerce temyiz edilmiş ise, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklinde ifade edilen, cezada kazanılmış hakkın korunması ilkesi sonuç cezaya ilişkin olup inceleme konusu olan hükümde sanık temyizinden sonra yeniden ceza uygulaması yapılırken ilk hükümde tayin edilmediği halde, 440 TL para cezasına hükmedilmiş ise de hapis cezası 2 yıldan 1 yıla indirilmiştir,
verilen para cezası ödenmediği takdirde sanığa verilecek hapis cezasının süresi de 4 gündür. Bu durumda hükmedilen sonuç cezaya bozmadan önceki ceza miktarından daha aleyhe değildir ve kazanılmış hakkın ihlalinden söz edilemez. Bu düşüncelerle ve hükmün onanması gerektiği kanaatiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/16435, K. 2010/13122, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama