İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17006 K.2010/13676

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2008/17006Karar2010/13676Tarih7 Aralık 2010Okuma5 dk · 928 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2008/17006 E., 2010/13676 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma ve tehdit
Hüküm
Hükümlülük ve müsadere
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

928 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanığın kendine ait halıları ve evi yakmaktan ibaret eyleminde mala zarar verme unsurları bulunmadığından, müştekiye ait elbiseleri yakma eylemi nedeniyle de açılmış bir dava olmadığından tebliğnamedeki bu suçun nitelendirmesine ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.

I- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sanığın (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "sanık hakkında TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin kısmın çıkarılarak, yerine "sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 madde ve fıkraları uyarınca (c) bendinde sayılan haklardan ise koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bendlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),

II- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince

Sanığın mağdureyi tehdit ettiğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 7.12.2010 gününde genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçundan nitelendirme ve uygulamada oyçokluğu, tehdit suçundan ise değişik gerekçeyle oyçokluğuyla karar verildi.

(K.D) (K.D)

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK.nun 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olması nedeniyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle onama kararına katılmıyorum.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık hakkında; suç tarihinde gayri resmi eşi olan müşteki ile birlikte yaşadıkları evde tartıştıkları, şüphelinin evde bulunan halıları evin tuvaletine götürerek evde müştekinin bulunmasına rağmen yaktığı ve çocuklarını alarak evden ayrıldığı esnada müştekiyi "Eğer geri geldiğimde ateşi söndürürsen seni ellerimle öldürürüm" diyerek tehdit ettiği ve evden ayrıldığı, müştekinin daha sonra olay yerine gelen görevlilerce kurtarıldığı, şüphelinin bu suretle müştekinin hayatı ve sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde ve müşteki üzerinde korku, kaygı ve panik yaratabilecek tarzda kasten yangın çıkardığı ve müştekiyi ölümle tehdit ettiğinden söz edilerek TCK.nun 170/1-a, 106/1. maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda; mahkemece sanığın mağduru tehdit etme ve kasten yangın çıkarma suçu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ancak;

TCK’nun 170/1-a madde hükmünde öngörülen fiil, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; yangın çıkarılma halinde suçun oluşacağı kabul edilmelidir. Yangın çıkarma, mahiyeti bakımından kişilerin hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından nesnel bir tehlike yaratmalıdır.

Yangın çıkarmak davranışından söz edilebilmesi için, yakmanın yangın sayılacak ağırlık ve boyuta ulaşması gerekmektedir. Bu nedenle ateşe konulan şeylerin kişiler ve mal üzerinde maddede belirtilen genel tehlikeyi doğurmaya elverişli biçimde yanmaya başlaması gerekmektedir. Yakılan veya ateşe konulan cisim kişilere ve mal varlığı üzerinde genel tehlike doğurmaya elverişli olmalıdır.

Yanıcı maddeler uzaklaştırıldıktan sonra, ateşe verilen nesne yanmağa devam ediyorsa ve yakılan bu ateş özel araçlar kullanmadan ya da normalin üstünde bir çaba sarf etmeden söndürülemiyorsa artık genel güvenliği tehlikeye sokan bir yangından söz edilir. Yakma davranışı, yangın tehlikesine sebebiyet verecek ağırlıkta olmaması durumunda, artık genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan değil, mala zarar verme suçu söz konusu olacaktır.

Buna göre, yakma eylemi özel araçlar kullanmaksızın ya da normalin ötesinde özel çaba gösterilmeden söndürülemiyorsa, başka şeylere sirayet etmesi veya yaygınlaşması ihtimali varsa eylemin TCK’nun 170/1-a maddesi anlamında yangın çıkarma düzeyine ulaştığı kabul edilecektir. Şayet yakma, yangın boyutuna ulaşmadan söndürülmüş ise kişilerin sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar tehlikesi doğurmaya elverişli hale geldiği söylenemez. Somut olayda;

Sanık gayri resmi yaşadığı mağdurla aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ona duyduğu kızgınlıkla ona ait giysi ve evde bulunan halıyı tuvalete götürüp üzerine yanıcı madde döküp ateşe verdikten sonra iki çocuğunu alıp mağduru da tehdit edip kapıyı dıştan kilitleyip olay yerinden ayrılmıştır.

Mağdur Apartmanın birinci katında bulunan evin balkonuna çıkarak yardım edilmesi için bağırdıktan sonra, tuvalet içinde tutuşturulan eşyaların üzerine su dökerek söndürdüğü, yangının sadece tuvalet kapısına az bir oranda sirayet ettiği, içinde yangın çıkarılan evin ise sanığın babasına ait olduğu, bu oluş ve tüm dosya içeriğine göre sanığın babasına ait evde yangın çıkarmasının, yangın tehlikesine sebebiyet verecek ağırlığa ulaşmadan mağdur tarafından söndürülmüş olması karşısında, TCK’nun 170/1-a maddesi kapsamında suçun oluştuğu söylenemez.

Sanığın eyleminin yakarak mala zarar verme suçunu oluşturacağı, sanığın içinde yangın çıkardığı ev babasına ait olup yakılan halılar ise kendisine ait olması karşısında.

5237 sayılı TCK.nun 167/1-b madde ve bendindeki şahsi cezasızlık hali nedeniyle sanık hakkında aynı yasanın 151/1 ve 152/2-a maddelerinin de uygulanamayacağı gibi, meydana gelen yangının "kişilerin hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından tehlike arz etmediğinden eylemin aynı yasanın 170/1-a madde ve bendine aykırılık da oluşturmayacağı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Keza; tehdit suçunun oluşması için sanığın sarf ettiği sözler mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratıp sonucu almaya elverişli yeterli ve uygun olmalıdır. Mağdur aşamalarda olayın oluş şeklinin birbiriyle tutarlı şekilde anlatmıştır. Tehdide ilişkin sözlerin söylendiği dosya kapsamıyla sabittir.

Ancak; mağdur mahkemedeki anlatımında tehdit suçu konusunda anlatımda bulunurken “kocam genelde böyle konuşur” “ben onun böyle laflarına alıştım” demesi karşısında olayın oluşu değerlendirildiğinde, söylenen sözler korkutucu ve ciddi olmaktan uzak ve kızgınlıkla sarf edilmiş ve mağdur üzerinde korkutucu olmamıştır. Açıklanan nitelikleri gerçekleşmemiş, mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamıştır.

Bu nedenle tehdit suçunun oluşmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine de katılmıyorum.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/17006, K. 2010/13676, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince
  4. (K.d) (K.d)
  5. Karşı Düşünce
  6. Karşı Düşünce

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2008/17006
Karar No
2010/13676
Tarih
7 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/17007 K.2010/16601
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17011 K.2010/13947
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17015 K.2010/13240
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17020 K.2010/14208
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/17021 K.2010/14211
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/17023 K.2010/12342

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.