KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/1842 E., 2010/1822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suçundan sanık ...'ye ait silahın müsaderesi C.Savcılığınca istenilmekle yapılan yargılama sonunda; müsadereye ilişkin verilen karara karşı yapılan temyizin CMK.nun 315/1. maddesi uyarınca reddine dair (BESNİ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.9.2007 gün ve 2007/272 esas, 2007/324 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.2.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava konusu tabancanın bilirkişi tarafından belirlenen değerine göre, 5219 sayılı Yasayla değişik HUMK.nun 427. maddesi uyarınca hükmün kesin olduğu anlaşılmakla, yerel mahkeme tarafından CMUK.nun 315. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, malen sorumlu ...'nin temyiz isteğinin reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın istem gibi (ONANMASINA), 11.2.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığa ait olup Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 79. maddesine muhalefet suçunda kullanıldığından söz edilerek, adli emanetin 2007/108 sırasında kayıtlı bir adet sarsılmaz kılınç 2000 marka A98-11053 seri numaralı tabancanın müsaderesine hükmedildikten sonra, kararın 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz yasa yoluna tabi bulunmadığı belirtilerek malen sorumlu sanığın yüzüne karşı verilmiştir. Bu karara karşı sanık tarafından süresi içinde temyiz yasa yoluna
başvurulması üzerine mahkemesince; "müsadere konusu eşyanın değeri" itibariyle hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz talebinin reddine hükmedilmiştir.
Bu karara karşı da yasal süre içinde temyiz yasa yoluna başvuran malen sorumlu sanığın temyiz talebi, dava konusu tabancanın bilirkişi tarafından belirlenen değerine göre HUMK.nun 427. maddesi uyarınca kesin olduğu, yerel mahkemenin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, malen sorumlu (sanık) ...'nin temyiz isteği red edilerek yasaya uygun bulunan temyiz dilekçesinin reddi kararı, sayın çoğunluğun görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2005 gün ve 2005/10-140 esas 2005/143 sayılı kararında belirtildiği üzere; gerek bir mahkumiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin kesin nitelikteki hükümlere de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandıracağı görüşü benimsenmiştir.
5237 sayılı TCK.nun 54. maddesinde müsadere bir "güvenlik tedbiri" olarak düzenlenmiş olması ve güvenlik tedbirlerinin temyizi konusunda yasada herhangi bir kısıtlama bulunmaması da dikkate alındığında, müsadere ile ilgili kararların değerden bağımsız olarak temyiz edilebileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
HUMK.nun 427. maddesinin değere ilişkin düzenlemesinin olayda uygulama imkanı kalmadığı, mahkemenin müsadereye ilişkin kararı kesinlik sınırı kapsamında değerlendirilemeyeceği, yerel mahkemenin 21.9.2007 tarih ve 2007/272-324 sayılı temyiz talebinin reddine dair kararı kaldırılarak hükmün esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama yolundaki kararına katılamıyoruz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/1842, K. 2010/1822, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama