Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç ve hüküm tarihindeki yasal düzenlemeye göre sanık hakkında 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmedilen temel adli para cezasının 450 Türk Lirasından az olamayacağı gözetilmeden, eksik tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın kasıtlı suçlardan mahkumiyetlerinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Ceza mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, sanık hakkında 5237 Yasanın 53/1-a, b, d ve e bentlerinde öngörülen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde düzenlenen haklardan da koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılması kararı verilmesi gerekirken, sadece "TCK.nun 53. maddesi gereğince 1 yıl 3 ay süre ile seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi haklar kullanmaktan yoksun bırakılması"na karar verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bölüm çıkarılarak yerine "sanığın 5237 sayılı Yasanın 53/1-a, b, d ve e bentlerinde öngörülen hakların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde düzenlenen hakların da koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.