KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/4015 E., 2010/8010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Parada sahtecilik
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Katılan Hazinenin adının gerekçeli karar başlığına yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-b madde ve fıkrası hükmüne aykırılık yapılması,
2- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmeden Merkez Bankasına gönderilmesi,
3- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. madde ve fıkrası uyarınca süre belirtilmeksizin denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infaz yetkisini sınırlayacak biçimde cezanın infazından sonra "1 yıl" denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılıkların CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karar başlığına Müdahil olarak "Hazine" nin adının eklenmesi, hükmün müsadereye ilişkin kısmına "suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine" ibarelerinin ilavesi ve sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "bir yıl denetim süresi belirlenmesi" ifadesinin çıkarılarak yerine "denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA) , 3.6.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklara yüklenen suç "parada sahtecilik" suçudur. Kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçla korunmak istenen hukuksal yarar, kamu güvenidir. Milli ve uluslararası bir değişim aracı olan paraya kamu tarafından duyulan güven bu suçla korunmaktadır. Sahte paranın kullanılması bireylerin zarara uğramasına yol açmakta ve sahte paranın üretilmesi ise kamu güvenini sarsmakla birlikte toplumun zarar görmesi tehlikesi doğmaktadır.
Bu haliyle cezalandırılması istenen fiile hazinenin haklı bir çıkarı da zedelenmiş değildir.
Yasada bu suçlardan açılan kamu davasına katılmayı öngören özel bir düzenlemede bulunmaması dikkate alındığında, hazinenin katılan sıfatını alabilecek surette ne şekilde suçtan zarar gördüğü açıklanmadan, davaya katılan olarak karar verilerek lehine vekalet ücreti tayini yasaya aykırı olduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun hazinenin katılan olarak kabulü yolundaki kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/4015, K. 2010/8010, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama