KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/5386 E., 2010/3330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3 fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
2- Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verildiğinin anlaşılmasına rağmen, 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılıkların CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/1 madde ve bentlerindeki haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ilişkin bölüm çıkarılarak "sanığın 5237 sayılı Yasanın 53/1-a, b, d ve e bentlerinde öngörülen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar,
c bendinde düzenlenen hakların da koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına" ve "sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesi" ibarelerinin ilavesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 4.3.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D)
KARŞI DÜŞÜNCE
Talep olmasa bile TCK.nun 50 ve 62. maddelerinin re'sen nazara alınarak uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmekle hükmün bu nedenle bozulması düşüncesiyle çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/5386, K. 2010/3330, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama