KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/9160 E., 2010/8264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Göçmen kaçakçılığı
- Hüküm
- Hükümlülüklerine ve müsadere
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 26.7.2004 tarihli iddianameyle dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra, 19.9.2004 tarihinde yeniden göçmen kaçakcılığı suçunu işlediğinden bahisle 27.9.2004 tarihli iddianameyle dava açıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında iki kez mahkumiyet hükmü kurulması doğru olduğundan tebliğnamedeki (l) nolu bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin tahkikat sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, suçun kanıtlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak:
1- Yasadışı yollardan Türkiye'ye gelmiş ve İstanbul üzerinden Avrupa ülkelerine gitmek isteyen ayrı ayrı 124, 74 ve 50 göçmeni, sanıkların üstü branda ile örtülü kamyon kasasında Doğubeyazıt'tan İstanbul'a götürürken Erzincan yakınlarında kolluk görevlilerince yakalanmaları biçiminde gerçekleşen eylemlerinin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 765 sayılı TCK.nun 201/a maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı,
5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde ise, 765 sayılı TCK.nun 201/a-2. madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı olduğu, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde verilecek cezadan teşebbüs nedeniyle anılan yasanın 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceği ayrıca 765 sayılı TCK.nun 20l/a-3.madde ve fıkrasında yer alan suçun insanlık dışı ve onur kırıcı muamele biçiminde gerçekleşmesi halinde verilen cezadan yarı oranında artırım yapılacağına ilişkin düzenlemenin 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde bulunmadığı gözönüne alınıp,
olaya 765 sayılı TCK.nun ve 5237 sayılı TCK nun bir bütün halinde 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı uygulanarak ve sonuç cezalara göre lehe yasanın belirlenmesi ve buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ...'ın kullandığı 76 AP 694 plakalı aracın ruhsat sahibinin Mustafa Naral olduğu anlaşılmakla aracın ruhsat sahibinin bilgisi dahilinde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadan müsaderesine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş C.Savcısının ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 9.6.2010 gününde (1.) bozma nedeninde oyçokluğuyla, (2.) bozma nedeninde oybirliğiyle karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıkların eylemlerinin tamamlandığı düşüncesi ile daire sayın çoğunluğunun (1) nolu bozma nedenine katılmıyoruz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/9160, K. 2010/8264, 9 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama